KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10418 E., 2008/200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1997 yılında dava dışı ... ile davalı banka arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın 4.1.2005 tarihli 4.529,52 YTL’lik borcun ödenmesi talebini içeren ihtarnamesi üzerine, borcun tamamını 11.1.2005 tarihinde ödediğini, ancak yapmış olduğu araştırmada kefalet limiti dışındaki borçtan sorumluluğu bulunmadığını, kefalet limitinin de 1.000.000.000 TL olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, limit haricinde ödediği miktar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile de talebini 3.654,00 YTL’ye çıkarmıştır.
Davalı, ödemenin 11.1.2005 tarihinde yapılmasına rağmen davanın ise bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra 27.1.2006 tarihinde açıldığını savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kefalet limiti ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı ile dava dışı asıl borçlu arasındaki kredi sözleşmesine ilişkin borcun ödenmemesi nedeniyle, davalı banka tarafından borcun ödenmesi istemiyle gönderilen 4.1.2005 tarihli ihtar üzerine 11.1.2005 tarihinde borcu ..., 27.1.2006 tarihinde de eldeki davayı açmıştır. Davanın hukuki niteliği, sebebsiz zenginleşmeye ilişkin olup, Borçlar Kanununun 60. maddesi gereğince davalının sebepsiz zenginleştiği ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde bu davanın açılması gerekirken, 1 yıl geçirildikten sonra açılmış olması nedeniyle davada zamanaşımı süresi dolmuştur. O halde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/10418, K. 2008/200, 14 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama