KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10949 E., 2008/1347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen raddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı 1981 senesinde satın aldığı tavuk çiftliği şeklinde kurulu taşınmazı fiilen kullanmadığını, davalı kurum tarafından abonelik sözleşmesi imzalamadığı halde aleyhine haksız olarak 30.546.869.000 TL bedelli kaçak elektrik faturası tanzim edildiğini iddia ederek, 2.8.2004 tarihli bu faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise abone sözleşmesini bulamadıklarını ancak davalının 1983 yılından beri hizmet aldığını, kayıtlarına göre davacının tarımsal sulama abonesi olup tahakkukun doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının davacının işyeri abonesi olduğu, eş söyleyişle satılan elektriğin ticari ve mesleki amaçlarla kullanıldığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ve dava olunan miktara göre davaya bakmaya asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/10949, K. 2008/1347, 5 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama