KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11298 E., 2008/778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 8.8.1995 tarihli protokol ile , davalı ile aralarında % 50 paylı sebze meyve komisyonculuğu yapmak üzere adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğini, ancak davalının 6 yıldır kendisine kardan pay vermediğini ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 40 000 DM ‘ın ödeme tarihindeki Tl karşılığının faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sermaye koymadığını, 1 yıl sonra sözleşmenin 10 000 DM ödenmek suretiyle fesih edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuş, bozmadan sonra açtığı birleşen dava ile de sözleşmenin 8.8.1996 tarihinde fesih edildiğinin tespiti ile ödediği 18 000 DM ın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine dair verilen hükmün taraflarca temyizi sonunda kesinleşen Dairemiz bozma ilamı ile “ taraflar arasında adi ortaklığın varlığının kabulü ile davacının hissesine isabet eden payın bulunmasının gerektiğine” değinilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davalının açtığı karşı dava da birleştirilerek mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne,3.304,42 YTL nin temerrüt tarihinden faizi ile tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya ve bozmaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı-karşı davalı , davalı-karşı davacı ile sebze meyve komisyonculuğu yapmak üzere adi ortaklık kurduklarını, ancak kardan pay verilmediğini ileri sürerek bunun tahsilini istemiş, davalı- karşı davacı ise 1 yıl sonra sözleşmenin fesh edildiğini ve davacı-karşı davalıya 18 000 DM verdiğini ileri sürerek feshin tespiti ile ödediği paranın tahsilini istemiştir. Mahkemece davalı-karşı davacının davasının ispat edemediğinden reddine karar verilmiştir.
28.4.2006 tarihli karşı dava dilekçesinde davalı-karşı davacının yemin deliline dayandığı görülmüştür. Hal böyle olunca mahkemece davalı- karşı davacının, davacı-karşı davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğu gözetilerek, bu ... hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece asıl davada 23.452,00 YTL lik kısım reddedilmiş olup reddedilen miktar üzerinden hesaplanan avukatlık ücretinin davacı- karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken bunun da davalı-karşı davacıdan alınmasına karar verilmiş olması da bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11298, K. 2008/778, 24 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama