KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11464 E., 2008/2125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılardan ... üniversite öğrencisi olup, ...’da faaliyet gösteren özel “... Öğrenci Yurdu”nda kalması için yaptığı başvuru üzerine davalı şirketin kendisine sözleşme imzalattığını, babası olan diğer davacıdan da senet alındığını, davalının taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle yurttan ayrıldığını, ancak davalının verilen senede dayanarak takip başlattığını ileri sürerek, haksız şartlar içeren sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, senedin ve takibin iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin Tüketici Kanunu kapsamı dışında olduğu kabul edilerek davada Tüketici Mahkemesinin değil, genel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve 2007/11464-2008/2125
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta davalı ile davacı tüketici arasında hizmet satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu bu nedenle de taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davada genel mahkeme değil, Tüketici Mahkemesi görevlidir. O halde mahkemece işin esası incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11464, K. 2008/2125, 18 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama