KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11481 E., 2008/1370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı banka ile aralarında 29.05.1998,04.07.2000 ve 06.06.2000 tarihlerinde üç ayrı kredi kartı sözleşmesi imzaladıklarını,bu sözleşmelerin her birinde B.K 19 ve 20 maddeleri ile 4077 sayılı yasa hükümlerine aykırı hükümler içerdiğini,kredi kartları borçlarını ödeyemeyince davalı bankanın keyfi uygulamalar içerisine girerek limit aşımı,gecikme ücreti adı altında paralar tahsil ettiğini ve kendisine karşı takip başlattığını ileri sülerek sözleşmelerin yapıldığı tarihten itibaren geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davacının kredi kartları borçlarını ödeyemediğini,bunun üzerine 7.6.2001 tarihi itibariyle ihtarname gönderip,akti fesh ettiklerini,hakkında takip başlattıklarını,serbest iradesiyle imzaladığı sözleşmelerin mevzuata aykırı bir yönünün bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davalının yargılama süreci içerisinde 5464 sayılı yasadan yararlanmak amacıyla davalıya başvurduğu,davalının anılan yasa kapsamında 36.879.29 YTL borç çıkardığını,alınan bilirkişi ek raporuna göre de 5464 sayılı yasa kapsamında davacının 30.214.55 YTL borçlu olduğunun anlaşıldığı, gerekçe gösterilmek suretiyle bu paranın 18 taksitte ödenmesine,ödeme planı kapsamında önceden fazla ödenen tutarın sonraki taksitlerden mahsubuna karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yargılamanın devamı sırasında 5464 sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte süresi içerisinde davacının başvurusu üzerine davalı bankaca, davacının 36.879.29 YTL borcu olduğu bildirilmiş ve 28.04.2006 tarihli ödeme planı düzenlenmiştir.Davacı, bankanın ödeme planında gösterilen miktar kadar borcu olmadığını ve gerçek borcunun 9.8.2006 tarihli birinci ek bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde 26.131.31 YTL olduğunu beyan ettiğine göre mahkemece, bankanın bildirdiği miktar ile hüküm altına alınan 30.214.55 YTL arasındaki 6.264.74 YTL tutarındaki miktar davacının haklı çıktığı kısım olduğundan bu miktar üzerinden davacı lehine,
mahkemece hükmedilen (30.214.55 YTL)miktar ile davacının borcunun olması gerektiğini bildirdiği (26.106.24 YTL) miktar arasındaki fark tutarı olan 4.108.24 YTL davacının haksız çıktığı kısım olduğundan bu miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi,yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11481, K. 2008/1370, 5 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama