KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11625 E., 2008/339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2008
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
1-... 2-... vekili avukat ... ile 1-... 2- ... 3-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 3.10.2006 tarih ve 450-370 sayılı hükmün Dairenin 11.6.2007 tarih ve 6025-8241 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, davalıların müşterek murisi ... ... ile düzenledikleri 23.5.2001 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi ile İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/2360 Esas 1999/2223 karar sayılı davaya ilişkin yargılamanın iadesi davasını ve İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/1127 esas sayılı davasını takip edeceklerini, sözleşmenin 2. maddesine göre davacı avukatlara ... sahibine düşecek payın bedelinin yüzde onu avukatlık ücreti olarak kararlaştırıldığını,
müşterek murisinin vefatı üzerine davalıların vekalet verdiklerini ayrıca İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/622 esas sayılı ecrimisil davası ile İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/697 Esas sayılı Muhdesatın Tespiti davalarınıda takip ettiklerini, ancak davalıların, davaların karşı tarafı ile anlaşıp, 150.000,00 YTL alarak karşılıklı davalardan feragat ettiklerini, ücret sözleşmesine göre bedelin yüzde onunu ödemeleri gerekirken, 4.700,00 YTL ödeme yaptıklarını, bakiye 10.300,00 YTL yi ödemediklerini gönderilen ihtarnameden netice alınamayıp girişilen icra takibinede itiraz edildiğini ileri sürerek,
icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın hangi tarihte biteceği ve ... sahibi payının belli olmaması, ücretinde açık seçik ve belirgin bulunmaması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, avukatlık ücret sözleşmesinde yer almayan davalarında yüzde on endeksli anlaşma kapsamına dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilerek davacı avukatların emek ve mesaileri gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davalıların 159,50 YTL borca ve faizine yaptıkları itirazın iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına karar verilmiş, davacıların temyizi üzerine hüküm dairemizce onanmış, bu kez davacılar karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davalıların murisi ... ... ile davacı avukatlar arasında düzenlenen 23.5.2001 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinin 1. maddesi ile davacıların "4. Sulh Hukuk Mahkemesindeki 1997/2360 Esas, 1999/2223 Karar sayılı davayla ilgili yargılamanın iadesi davası, İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesindeki 1999/1127 Esas sayılı davayı takip etmek" ve 2. maddesi ile de".... ... sahiplerine düşecek pay bedelinin yüzde onu avukat ücreti olarak ödenecektir. Pay bedelinde ... tarihi ve ödeme tarihindeki rayiç esas alınır...." hükmüne yer verilerek avukatlık ücreti kararlaştırılmıştır.
Davalıların murisi ...'nin 21.2.2002 tarihinde vefatı üzerine davalılar tarafından 20.2.2002 tarihinde davacılara vekalet verildiği avukatlık ücret sözleşemsinde belirtilen davalar yanında davacıların İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/622 Esas ve İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/697 Esas sayılı dava dosyalarını da takip ederken davalılar ile davacı Avukat ...'un da imzasını taşıyan tarihsiz protokol ile davalıların karşı taraftan kararlaştırılan 150.000,00 YTL nin 75.000,00 YTL'sını 17.1.2005 tarihinde, 75.000,00 YTL'sını da 31.5.2005 tarihinde almak suretiyle karşılıklı olarak davalardan feragat ettikleri, davalıların davacılara 9.6.2005 tarihinde 4.700,00 YTL ödemede bulundukları dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi taraflar arasında uyuşmazlık konusuda değildir.
Davalıların murisesi ile davacılar arasında düzenlenen avukatlık ücret sözleşmesinin 2. maddesi ile ... sahiplerine düşecek pay bedelinin belirlenmesi davanın ... tarihi ve ödeme tarihindeki rayice göre olacağı kararlaştırılmış, davanın kaybedilmesi halinde ödenmesi gereken ücret kararlaştırılmadığı gibi pay bedelinin hem davanın ... tarihindeki hem ödeme tarihindeki rayicin esas alınmasından söz edilerek farklı farklı tarihlere göre rayiçlerın belirleneceğinin kararlaştırılması ile yüzdeliğe esas alınacak ... sahibine düşecek pay bedelinde belli bir miktar koşulunun gerçekleşmediği görülmektedir. Bu durumda sözleşmenin Avukatlık Kanunun 163/1 maddesinde aranan belli bir meblağ ve değeri kapsamadığı için sadece ücrete ilişkin bölümü geçersizdir.
B.K.'nun 397/1 maddesi "Hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerek müvekkilin ölümü ile nihayet bulur." hükmünü içerdiği için taraflardan birinin ölümü ile işin görülmesine ilişkin borç ve haklar mirasçılarına intikal edemez ise de, davalıların murisi adına davayı açan davacı avukatlara murislerinin ölümünden sonra davalılarda vekalet vermiş olmakla davaların, sulh zamanına kadar yürütülmesi nedeniyle davacı avukatlar, Avukatlık kanunun 164/3. maddesine göre hesap edilecek avukatlık ücretine hak kazanırlar.
Davacılar 16.3.2006 tarihli layiha ile, Avukatlık ücret sözleşmesinde yer almayan davalara ilişkin bir talepleri olmadığını belirtmiş olmakla, vekalet ücreti taleplerini ücret sözleşmesinde sözü edilen davalara hasretmiş oldukları kabul edilerek,
sulh protokolünde kararlaştırılan 150.000,00 YTL'den bu davalara isabet edecek miktar bulunup, bulunan miktar üzerinden Avukatlık Kanunun 164/3. maddesine göre hesap edilecek avukatlık ücretinden davalılarca ödenen 4.700,00 YTL düşülerek bulunan bu miktara hükmedilmesi gerekirken, davalıların murisesinin ölüm tarihine kadar avukatların emek ve mesaisi nazara alınarak maktu tarife üzerinde belirlenen miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı,
bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacıların karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11625, K. 2008/339, 16 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama