KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11841 E., 2008/1426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan ... plaka sayılı,1998 model Skoda marka aracı 25.10.2004 tarihinde haricen düzenlenen sözleşme ile satın alarak bedelinin bir kısmını peşin ödediğini, kalan bedelin devir esnasında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bakiye bedeli 30.11.2004 tarihinde ödemesine rağmen ,davalının aracın devrini vermediği gibi, dava dışı kişiye 26.11.2004 tarihinde noterden Kati Satış sözleşmesi ile devrettiğini öğrendiğini ,araç satış bedeli olarak ödediği 8000 YTL nin sözleşme tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının alacak talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalının kayıt maliki olduğu aracı 25.10.2004 tarihli haricen düzenlenen sözleşme ile aldığını bedelini tamamen ödediği halde davalının dava konusu aracın devrini dava dışı şahsa verdiğini ileri sürerek ödediği bedelin tahsili için bu davayı açmıştır.Davalı savunmasında ,davacının aracı dava dışı şahsa sattığını ve davacının talimatı ile aracın trafik devrini sattığı kişiye Noterde devir ettiğini savunmuştur.Taraflar arasında yapılan 25.10.2004 tarihli harici araç satış sözleşmesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir.
Sozleşme geçersiz olduğu için taraflar aldıklarını haksız iktisap hükümleri uyarınca karşılıklı olarak aynı anda iade etmekle yükümlüdürler.
Davacıya aracın mülkiyeti intikal ettirilmediğine göre davacı ödediği bedeli davalıdan istemekte haklıdır.Davalı savunmasını yazılı belge ile ispatlayamamıştır.HUMK 288 vd maddeleri gereği miktar itibariyle şahit dinlenemez.Şahit dinlenmesi için usulüne uygun davacı tarafın HUMK 289 gereği onayı alınmamıştır.Bu nedenlerle tanık beyanlarına dayanılamaz.
Davalı iddiasını yazılı belge ile ispatlayamamışsa da , delil listesinde yemin deliline dayandığından davalının davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11841, K. 2008/1426, 6 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama