KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12050 E., 2008/2024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile 2.4.2002 tarihli sözleşme imzalandığını,edimlerini yerine getirmelerine rağmen davalının sözleşmeden kaynaklanan 140.000 DM karşılığı EURO borcunu ödemediğini,alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ,davanın kabulüne, bilirkişi raporu esas alınarak 115.195,84YTL. Asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş 47.814,16 YTL faiz alacağı yönünden itirazın iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmiş; hükum, davalı tarafından temyiz edilmistir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasında 2.4.2002 tarihinde düzenlenen sözleşmeden doğan alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali davasından ibarettir.Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine gore muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtariyle mütemerrit olur.
Davacı alacaklılar alacaklarının ödenmesi için borçlu davalıya 3.12.2002 tarihli ihtarname göndererek alacağın 10 gün içinde ödenmesi için davalıya süre vermişlerdir.Öyle olunca ihtarnamenin davalıya tebliği tarihinden itibaren 10 günlük sürenin bittiği tarihte davalı temerrüde düşecektir.Dosyada mevcut bulunan ihtarnamenin davalıya hangi tarihte tebliğ edildiği anlaşılamamaktadır.Mahkemece ihtarnamenin tebliğ tarihi araştırılıp, temerrüt tarihi belirlenip, o tarihten icra takip tarihine kadar faiz hesabı yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken ,aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12050, K. 2008/2024, 13 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama