KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12141 E., 2008/2268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1989 yılında ...’dan zorunlu olarak göç ettiğini, 1990 yılında Devlet Bakanlığının başlattığı bir proje sonucu İzmir’de kendilerine göçmen evleri yapılacağının taahhüt edildiğini, bu konuda duyurular yapıldığını, 1991 yılında duyuruda gösterilen banka hesabına 2.500.000 er TL. yatırıp, davalıya başvurduğunu, konutlarının teslim edilmediğini, ödedikleri paralarının büyük değer kayıplarına uğradığını, o tarihte bu paralara arsa alabileceklerini veya repoda değerlendirilip büyük gelir elde edebileceklerini ileri sürerek 2.500.000 TL. ile 1991 yılında alınabilecek arsanın dava tarihinde ulaşabileceği değerinin hesaplanması,
dava dışı bir kısım göçmenlere taahhüt edilip teslim edilen daire değerlerinin, kira zararlarının tesbiti de yapılmak suretiyle B.K. 105. maddesi anlamında munzam zararlarının ayrıca müsbet ve menfi zararlarının tesbiti yapılarak şimdilik 1100 YTL. nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece,26.9.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürülüğe giren 5543 sayılı yasanın geçici 1.maddesi 5nolu bendi uyarınca,2.500.000 Tl nin idareye ödendiği 30.9.1991 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, ...’dan 1989 yılında göçmen olarak geldiğini, davalının 1990 yılında başlattığı proje kapsamında kendilerine konut yapmayı taahhüt ettiğini, bu taahhüt nedeniyle davalı hesabına 2.500.000 TL. para yatırdığını, konutlarının teslim edilmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş, davalı husumet itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.Dosyadaki delillerden davacı tarafından 30.9.1991 tarihinde davalının duyurusu üzerine konut sahibi olmak amacıyla davalı hesabına 2.500.000 TL para yatırdığı,
davalının çıkardığı yönerge ve broşürde gösterilen konut dağıtımına ilişkin tahsisi sıra ve puanlarının yetersiz kalması ve böylece sıraların gelmiş olmaması nedeniyle kendilerine konut tahsis edilemediği, bu icap ve kabule göre de taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre geçersiz taşınmaz satımına ilişkin sözleşmelerde denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak davacının ödediği paranın ulaşacağı alım gücünün iadesi gerekir ise de; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5543 sayılı kanun ile bu konuda özel düzenleme yapılmıştır.
Ancak anılan yasa ile ilgili olarak iptal istemi ile Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve yürütmeyi durdurma kararı verildiği anlaşıldığından, mahkemece bu davanın bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12141, K. 2008/2268, 20 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama