KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12153 E., 2008/2032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı ile 1.8.1994 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesi imzaladığını,kira sözleşmesinin özel şartlar 3.maddesinde kira parasının en geç ait olduğu ayın 3.günü akşamına kadar ödeneceği şartının olduğunu,ancak davalı ile şifai olarak kiraların her ayın ilk haftası ödeneceği şeklinde anlaşmaları olduğunu, 12 yıldır davalının kiracısı olduğunu, kira paralarınıda düzenli olarak ödediğini, ekim 2006 kirasını 5.3.2006 tarihinde ödediği halde davalı kira sözleşmesinin 3.maddesini gerekçe göstererek aleyhine Kasım-Aralık 2006,
ocak- şubat- mart- nisan- mayıs- haziran-temmuz 2007 aylarına ilişkin kira alacağı için icra takibi başlattığını,takibe konu edilen alacağın henüz muaccel olmadığını,icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine,davalı tarafından çıkartılan muarazanın önlenmesini istemiştir.
Davalı ,davacı kiracının kira bedelini geç ödediği için kira sözleşmesinin özel şartlar 3. maddesi uyarınca kira alacaklarının muaccel hale geldiğini, kira parasının her ayın ilk haftası ödeneceğine dair aralarında bir anlaşma yapılmadığını,ileri surerek davanın reddinı dilemiştir. Mahkemece,davacı kiracının taraflar arasındaki 1.8.1994 tarihli kira sözleşmesinin 3. maddesinde kararlaştırılan ödeme süresine uymadığı,kiranın geç ödendiği kabul edilerek davalının icra takibinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı olduğunu, aralarındaki kira sözleşmesinde her ne kadar kiranın her ayın 3. gün akşamına kadar ödeneceğini belirtmiş ise de, uzun süredir kiraları her ayın 3. gününden daha sonraki tarihlerde yatırdığını ve bu nedenle davalı ile aralarında fiili bir uygulama doğduğunu, buna rağmen davalı kiralayanın hakkında, Kasım Aralık 2006, Ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz 2007 kiralarının muaccel olduğu gerekçesiyle icra takibi başlattığını,bu aylar kiraların muaccel olmadığını bildirip,
muarazanın meni davası açılmıştır.Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin özel şartlar kısmının 3. maddesinde “Kira paraları ait olduğu ayın en geç 3.günü akşamına kadar kiraya verenin elinde olacak şekilde ödenir.Kira parasının herhangi birisinin zamanında ödenmemesi halinde ,ayrıca bir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın,dönem sonuna kadar ki bakiye kira paralarının tamamı muaccel hale gelir”hükmü kararlaştırılmıştır.
Davalı tarafından da sözleşmedeki bu hükme dayanılarak Ekim 2006 kira parasının 5.10.2006 tarihinde geç ödenmesi nedeniyle dönem sonuna kadar kira paralarının tahsili için icra takibi başlatılmıştır.Davacının kira paralarının ödenmesiyle ilgili ibraz ettiği banka dekontlarından sözleşmede belirtildiği gibi her ayın 3. günü değil, daha sonraki tarihlerde ödemelerin yapıldığı anlaşılmaktadır.Öyle olunca taraflar arasında, kiranın her ayın 3. günü ödeneceğine dair sözleşmedeki şarta fiilen uyulmadığı,
böylece fiili bir uygulamanın doğduğu sabittir.Davalı davacıya icra takibinden önce herhangi bir ihtar gönderip ödemelerini sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen tarihte yapması konusunda bir talepte de bulunmamıştır.Davacı ile davalı arasında fiilen meydana gelen kararlaştırılmaya aykırı olarak, Ekim kirasının geç ödendiğinden bahisle dönem sonuna kadar kiraların tahsilini temin için icra takibi yapması haksız olup hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı kiracı, kiraların kira başlangıcından beri her ay değişik zamanlarda ödendiğini, davalının buna karşı çıkmaması nedeniyle ödeme zamanının zımnen değiştirildiğini, teamülün oluştuğunu ileri sürerek eldeki menfi tesbit davasını açmıştır.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.8.1994 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli olup, sözleşmenin özel şartlarının 3. maddesinde "kira paralarının her ayın üçüncü günü akşamına kadar peşin ödeneceği, muaccel hale gelmiş kira bedelinin ödenmesindeki bir seferlik gecikmenin dönem sonuna kadar olan kiraların tümünü muaccel hale getireceği" kabul edilmiştir.
Davacı Ekim 2006 kirasını 5.10.2006 tarihinde ödemiştir. Sözü edilen aylar kiralarının ait olduğu ayın üçüncü günü ödenmesi gerekirken geç ödenmiş olması nedeniyle sözleşmedeki muacceliyet şartı gerçekleşmiştir.
Her ne kadar davacı kira bedellerinin sözleşmede kararlaştırılan ödeme zamanı dışında ödenmesine davacının karşı olmaması nedeniyle ödeme zamanının zımnen değiştirildiğini, teamül oluştuğunu ileri sürmüş ise de, 1.8.1994 kira başlangıcından beri kira paralarının ayın belli tarihinde muntazam biçimde ödenmediği, ayın 4'ü ile 27'i arasında değişik tarihlerde ödemelerin yapıldığı kira tahsil makbuzlarından anlaşılmaktadır. Bu şekilde belli olmayan zamanlarda ödeme yapılması sözleşmenin aksine belli zamanda ödeme yapılması yolunda teamül oluştuğunu göstermez. Teamülün oluşabilmesi için kira paraları uzun süre ayın belli tarihinde muntazam şekilde ödenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 7.5.2003 gün 2003/6-320-329 Esas, Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, aksi yönde oluşan, kararın bozulması yolundaki sayın çoğunluğun gerekçesine katılamıyorum.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12153, K. 2008/2032, 13 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama