KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12221 E., 2008/1490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...’in, kayden davalı ... üstüne olan minibüsünü yeni bir kamyonetle takas yapmak istediğini bildirerek kendilerine başvurduğunu, davalının aracını 23.250,00 YTL kabul ederek 27.452,46 YTL ye kamyonet satımı için haricen anlaşıldığını,davalının üste senet ve nakit para verdiğini, kendi sattıkları kamyonetin davalı adına tescil edildiğini, aynı gün 27.5.
2004 tarihinde davalının takas yaptığı araç üzerine kayıt malikinin davalı ... ... ile olan muvazaalı borcu nedeniyle haciz konup aracın ellerinden alındığını, kendilerince devredilen kamyonetin 7.6.2004 tarihinde ...’e , 16.6.2004 tarihinde ise ...’a satıldığını, ...,... ve ... hakkında ceza mahkemesinde dava açıldığını ileri sürerek muvazaalı icra takibi ve muvazaalı satışların iptali ile bu satıştan kalan borç 26.250,00 YTL nin 27.5.2004 tarihinden faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı, ... ve ... iyi niyetli 3.şahıs olduklarını aracı yasal olarak satın aldıklarını savunarak davanın reddini dilemişler, diğer davalılar savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, davanın tasarrufun iptali davası olarak açılmış olduğuna ancak bunun için icra takibi yapılmadığına ve geçici ya da kesin aciz vesikasının alınmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, takas sureti ile haricen satışı yapılan aracın kayıt malikinin borcu nedeniyle muvazaalı icra takibi sonucu haczedilerek elinden alındığını bildirerek eldeki davayı açmıştır.
Davacı, her ne kadar davasının “tasarrufun iptali” davası olduğunu ileri sürmekte ise de, bir davada dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK 76. maddesi gereği doğrudan hakimin görevidir.Davacının istediği Tasarrufun İptali talebinin klasik anlamda tasarrufun iptali davası niteliğinde olmadığı,eldeki davanın harici araç satışı nedeniyle açılmış bedel iadesi davası olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca davacı tarafından Denizli 5. İcra Müdürlüğünün 2006/ 4703 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı,
buna itiraz edildiği ve itirazın iptali davasının açıldığı bildirildiği gibi, bir kısım davalılar aleyhine Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/ 587 sayılı dosyası ile Dolandırıcılık suçundan dolayı dava açıldığı da dosya içeriği ile sabittir.Hal böyle olunca mahkemece Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın sonucunun bu davayı etkileyeceği gözetilerek o davanın sonucu beklenerek , bu sonucun değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12221, K. 2008/1490, 7 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama