KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12253 E., 2008/1199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile kredi kartı ve bireysel kredi sözleşmesi imzaladığını kredi kartı ve bireysel kredi kullanımından ... borcun çekilen ihtara rağmen, ödemediğini yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %40 oranın da icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kredi kartı ve bireysel kredi sözleşmesi imzalamadığını, ancak davacı bankadan kredi kartından dolayı 4822 Sayılı Yasadan yararlanmak için müracaatte bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini ve %40 oranında kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesiyle sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 15.10.2004 tarihli kredi kartı ve bireysel kredi sözleşmesi gereği borçlarını ödemeyen davalı aleyhine yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalının itirazı üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi ile sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşılmıştır. Ne varki davacı, davalının borcunun kullanılan bireysel kredi ve kredi kartı harcamalarından oluştuğunu bildirmiştir.
Davalı, davacı bankaca verilen kredi kartı ile harcamalar yapmış ve fiilen kredi kullanmışsa, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmaması davalıyı kredi kartı harcamasını ve kullandığı krediyi ödeme yükümlülüğünden kurtarmaz.
Bu durumda davacı bankadan davalının kullandığı bireysel kredinin davalıya ne şekilde ödendiği açıklattırmalı, ödeme elden yapılmışsa kredi ödeme dekontundaki imzanın davalıya ait olup olmadığı yöntemince saptanmalı, davalının banka hesabına havale edilmişse bu konu araştırılmalı, kredi kartı harcamaları mevcutsa buna ilişkin slipler getirtilmeli ve buradaki imzaların davalıya ait olup olmadığı belirlendikten sonra,
davalı davacı bankaya borcu olmadığını savunmasına karşılık 5464 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereği borcun taksitle ödenmesi için bankaya müracaat edip, taksitleri ödemesi hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı gözetilerek bu konuda istivcap edilmeli, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12253, K. 2008/1199, 31 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama