KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12626 E., 2008/924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya taşınmaz devir ettiğini ancak davalının insani ölçülerle bile yardımcı olmadığını, bakımını yapmadığını ileri sürerek, sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ... ... ... yargılama aşamasında 22.3.2000 tarihinde ölmüş olup, ibraz edilen veraset ilamında mirasçı olarak ... ile ... ...’in kaldığı, ... ...’in Avukatı aracılığı ile davayı takibe devam ettiği, diğer mirasçı ... ...’in ise 2.6.2003 tarihli karar ile vesayet altına alındığı ve 12.5.2005 tarihli ilamla da bu dava açısından husumete izin verildiği ancak mirasçı ...’nın davada taraf olarak yer almadığı anlaşılmaktadır.
İptali istenen, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin konusunu oluşturan taşınmazın, murisin ölümüyle tüm mirasçılarına intikal edeceği ve bu nedenle tüm mirasçılar 2007/12626 2008/924
arasında iştirak halinde mülkiyetin ve dolayısıyla mecburi dava arkadaşlığının olması sebebiyle mahkemenin vereceği karar tüm mirasçıların haklarını etkiler nitelikte olacaktır. Bu durumda mahkemece, öncelikle mirasçılık belgesinde ismi geçen diğer mirasçı ...’in vasisinin davaya katılımı veya muvafakatının alımı sağlanmalı, bu da olmadığı takdirde MK. 640 (eski MK 581) maddesi hükmünce terekeye temsilci atanması konusunda davacıya süre verilmeli, böylece taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12626, K. 2008/924, 28 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama