İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/12923 K.2008/4794

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı…

Esas2007/12923Karar2008/4794Tarih4 Nisan 2008Okuma4 dk · 840 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12923 E., 2008/4794 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Nisan 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar ..., ... ve vekili avukat ... ile davacı ... ve vekili avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıların murisi ... ile kardeş olduklarını, aralarında düzenledikleri 21.3.1995 tarihli adi ortaklık sözleşmesi ile, muris ...'a ait 6 nolu parsel ile kendine ait 8 parsel üzerine ikişer adet dubleks villa yapımını kararlaştırdıklarını, sözleşme tarihinde ...'a ait parsel üzerindeki inşaatın kısmen tamamlanmış olması nedeniyle muris...'a 60.000 Dolar vreilmesi kaydıyla her iki parselde ortak olmasının öngörüldüğünü, 60.000 Doların Türk Lirası karşılığı 2.500.000.000 TL'nin ödendiğini, villa inşaatının bu paralarla sürdürülürken...'ın 30.6.1996 tarihinde öldüğünü, mirasçısı olan davalıların sözleşmeye uymadıklarını,

oysa taraflardan birinin ölümü halinde dahi mirasçıların sözleşmeye bağlı kalacaklarını ve inşa edilecek villalardan birer tanesinin paylaşılıp diğer iki adedinin satılmasının ve parasının paylaştırılması gerektiğini belirterek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, uğranılan zarardan şimdilik 100.000.000.000 TL'nin 31.7.1995 tarihinden itibaren faizi ile davalıllardan tahsilini istemiştir.

Davalılar mülkiyeti nakleder nitelikteki harici sözleşmenin geçersiz olup, feshinin istenemeyeceğini, kaldı ki ölüm nedeniyle sözleşmenin sona erdiğini, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine ilişkin karar Dairemizce bozulmuş olup, direnme kararı da Hukuk Genel Kurulunca bozulması üzerine bu defa mahkemece, davacının sözleşme gereğince ödemeyi taahhüt ettiği 60.000 Doları ödediği ve adi ortaklığın gerçekleştiği, keşif ve bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği miktarın 82.624.59 YTL olduğu sonucuna varılarak adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine 82.624.59 YTL'nin 31.7.1995 tarihinden reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı ile davalıların murisi... ... arasında 21.3.1995 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı sözleşme gerekğince kendine düşen edimlerini yerine getirerek 60.000 Doları ödediğini, ancak kardeşinin ölümünden sonra davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek sözleşmenin feshine, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, şimdilik 100.000.000.000 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ise, davacının yatırması gereken parayı ödemediğini, bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda davacının sözleşmede belirlenen 60.000 Dolar karşılığını ödediği sabit olmuştur. Bundan sonraki aşamada tasfiyesinin nasıl yapılması gerektiği hususu taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından birini oluşturmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki ilke olarak adi ortaklakla ilgili tasfiyenin karar tarihine en yakın bir tarihe göre yapılması gereklidir. Ne var ki, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundan tasfiyenin 12.5.2000 tarihine göre yapıldığı belirtilmiş davacı tarafın buna bir itirazı olmadığı gibi temyiz sebebi de yapılmamıştır.

Dava dilekçesinde, davalıların murisi ...'e ait 6 parseldeki inşaatların sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle kısmen yapılmış olduğu ve bu denkleştirmeyi sağlamak amacıyla da 60.000 Doların ödendiği açıkça kabul edilmiştir. Yine dosya kapsamından dava tarihi itibariyle ...'e ait 6 nolu parsel üzerine yapılan imalatların değerinin 140.752.10 Dolar olduğu tespit edilmiş, tarafların buna ilişkin itirazları olmamıştır.

Davacının 60.000 Dolar dışında bir ödemesi olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda davacının 20.752.10 Doların yarısı olan 10.376.05 Dolar daha sermaye koyma borcunun olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile kardeşi olan davalıların murisi ...'in 21.3.1995 tarihli ortaklık sözleşmesi ile amaçlarının kendi parsellerinde birer villa sahibi olmak ve yine parsellerine yapılacak ikinci villaların satılarak bedelinin paylaşmak olduğu sözleşme kapsamından 2007/12923-anlaşılmaktadır.

Ancak, davalılar murisi ...'e ait 6 nolu parselde başlanan villların büyük ölçüde tamamlandığı, davacıya ait parselde hiç bir imalat yapılmadığı , davalıların murisi ...'in 30.6.1996 tarihinde ölümü ile adi ortaklığın yürütülemediği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalıların murisi ...'in sözleşmede belirtilen fenni mesul , müteahitlik ve teknik uygulama sorumluluğundan ... ücretlerini düşüldükten sonra ...'e ait 6 parsel üzerine 133.283.10 Dolar karşılığı bir değer katıldığı, aynı imalatların davacı arsasına da yapılması gerektiği benimsenerek sonuca gidilmiş ise de bu yöntem adi ortaklığın tasfiyesi ile ilgili amaç ve ilkelere uymadığı gibi, davalılar murisinin kendi koyduğu sermaye gözetilmediği için davacının sebepsiz zenginleşmesine de yol açacak sonuç ortaya çıkmıştır.

Adi ortaklığın tasfiyesindeki amacı umulan menfaat değil, eldeki malvarlığının sözleşmeye ve yasa hükümlerine göre tasfiye edilmesi olduğu gözardı edilmemelidir.

Böyle olunca mahkemece, davalılara ait 6 nolu parsel üzerine yapılan imalatların daha doğrusu arsası hariç binaların dava tarihindeki rayiç değerlerinin bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi ve bulunacak rayiç değerin ikiye bölünmesi, davacı hissesine düşen miktardan davacının 10.376.05 Dolar sermaye borcu ve davalılar murisinin sözleşmede belirtilen verdiği hizmetlerden dolayı ...

7.469 Dolar karşılığı ücreti de düşülmek suretiyle ve elde edilen miktara tarafların tacir olmadığı da gözetilerek dava tarihirden itibaren yasal faiz yürütülecek şekilde hüküm tesisi gerekirken, tasfiyenin 12.5.2000 dava tarihi esas alınarak yapıldığı halde 21.3.1995 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütelmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalıların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 550.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 4.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12923, K. 2008/4794, 4 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/12923
Karar No
2008/4794
Tarih
4 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/12929 K.2008/5849
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/12933 K.2008/6366
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/12936 K.2008/6367
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/12939 K.2008/6368
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/12941 K.2008/6369
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/12942 K.2008/6208

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.