KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12974 E., 2008/3097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 5.1.2001 tarihinden beri yenilenen sözleşmelerle davalıya ait dinlenme ve bakım evlerinin işletmeciliği yaptığını, 30.4.2004 tarihinde işletme süresinin tamamlandığını, sözleşmelerin 5. maddesi gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek 5.1.2004 ile 30.4.2004 tarihleri arasındaki dönem kıdem tazminatı bedelinin KDV si ile birlikte 1.031.210, 53 YTL’nin dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme ile taahhüt edilen mali haklarla ilgili ödemelerin sözleşmenin geçerlilik süresi ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hizmet sözleşmesinin işçilerle davacı arasında olduğuna ve davalının işveren konumunda bulunmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2–Davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmelerin Sandığın Yetki ve Sorumluluklarını düzenleyen 5/ 5. fıkrasında : “ Sandık firmanın bu sözleşmede belirtilen hizmetleri yerine getirmek için yine bu sözleşme hükümlerine uygun olarak çalıştırdığı personelin maaş, ücret ve yollukları ile yasalardan ve Toplu ... Sözleşmesinden doğan tüm mali hakları, bu hakların mahkeme yolu ile alınması
2007/12974-2008/3097
halinde bütün mahkeme giderleri, ödenecek vergi, resim ve sosyal sigorta giderleri , Firma aleyhine davalar sonucu yapılacak ödemeleri (giderleri ile birlikte) fatura karşılığı firmaya ödemeyi taahhüt eder.” şeklinde açıkça kabul etmiş, sonraki sözleşmelerde ise “Firmaya vermiş olduğu avans hesabından yapılmasını kabul ve taahhüt eder.”şeklinde sözleşmeye ilave yapılmıştır.Sözleşmelerin 5/5. maddesi gereğince Sandığın mali yükümlülükleri üstlendiğinin kabulü gerekmektedir.
Ayrıca Hizmet Alım Özel Teknik şartnamesi 2.7. maddesindeki işten çıkarılma durumunun sözleşme sırasında yüklenici tarafından işten çıkarılan işçilerle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı sandığın sözleşme gereği kıdem tazminatını ödeme yükümlülüğü mevcuttur.Mahkemece davalı sandığın kıdem tazminatından sorumlu olmadığına ilişkin aksi yöndeki kanaati usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, ... kanunu 2. maddesi uyarınca kıdem tazminatı yönünden işçilere karşı davacı ve davalının birlikte sorumlu olduğu, davacı tarafından Kıdem tazminatının ödenmemesi halinde işçilerin doğrudan sandığa dava açma haklarının bulunduğu ve davalı sandığın davacıya yapacağı ödemenin işçilere karşı olan borcunu söndürmediği gözetilerek davacı tarafından hak sahiplerine henüz ödeme yapılmamış olması nedeniyle sonuç itibarı ile doğru olan hükmün gerekçesinin HUMK 438/7 maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12974, K. 2008/3097, 6 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama