KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13265 E., 2008/2159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait 4 parsel numaralı taşınmazda inşaat ruhsatı almak ve bina yapmak hususunda davalının kendisini vekil tayin ettiğini, vekaletnameye dayanarak inşaat ruhsatı alarak inşaatı yaptığını ve tamamladığını, halen iskan ruhsatı alınmayan binanın kullanılır hale geldiğini, ancak davalının inşaatın yapımı için harcadığı bedeli vermediği gibi kendisinide vekaletten azlettiğini, yaptırdığı delil tesbiti sonrası kendisi tarafından yapılan kısmın bedelinin 154,00 YTL, minari, betonarme, elektrik ve makine proje bedeli toplamının 10.837,00 YTL olarak belirlediğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 93,00 YTL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıyla aralarında hiçbir konuda yazılı yada sözlü anlaşma bulunmadığını, inşaatın tamamını kendisinin yaptığını, aksi kabul edilse dahi davacının ancak inşaatları yaptığı tarihteki bedellerini isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının inşaat giderlerini kendisinin yaptığını kanıtlayamadığı, bu davadada inşaat giderlerinden başka talepte bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde.
Davalı her ne kadar davaya verdiği cevap dilekçesinde davacı ile bu hususta herhangi bir anlaşması olmadığını belirtmiş ise de, duruşmadaki beyanında inşaatın başlamasından sonra maliyet için gerekli olan tüm paraları kendisinin gönderdiğini, ancak davacının gönderilen paraların kaydını tutmadığı ve inşaatın yapımında da eşinin isteklerini nazara almadığı için davacıyı azlettiğini, davacıya toplam 198.000 DM gönderdiğini beyan etmiştir.
Davacı ise duruşmada, davalının toplam 95.000 DM ödediğini iddia etmiş bulunmaktadır. Tarafların bu beyanları karşısında davalının inşaatın yapımı hususunda davacı ile anlaşma yapıp onu vekaletname ile yetkilendirdiğinin ve akdi ilişkinin varlığı kanıtlanmıştır. Taraflar arasındaki çekişmenin BK. 392, 393 ve 394 maddeleri hükümlerine göre çözülüp halli gerekir. Hal böyle olunca, davacının vekil sıfatıyla yaptığı harcamaları davalıdan isteyebileceği kabul edilmelidir.
Davacı davalıdan 95.000 DM para aldığını kabul ettiğine ve davalıda davacıya 198.000 DM gönderdiğini iddia ettiğine göre 95.000 DM'nin üzerindeki miktarın davacıya gönderildiğini davalı ispatla yükümlüdür. Öncelikle davalıdan davacıya gönderdiği paralara ilişkin delilleri sorulup alınmalı, bu hususta davacıdanda varsa karşı delilleri sorularak alınmalı ve bu suretle davalının davacıya ne kadar para gönderdiği saptanmalıdır.
Akabinde davacının vekaletten azledildiği 29.8.2001 tarihine kadar yaptığı imalatlar ve bu imalatların yapıldığı tarihteki değerleri saptanmalıdır. Bu itibarla mahkemece gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacının vekaletnameden azil tarihi olan 29.8.2001 tarihine kadar yaptığı malatların yapıldığı tarihteki değerinin bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi zorunludur. Öte yandan davalı tarafından gönderilen paraların gönderildiği tarihteki TL karşılığıda saptanmalıdır.
Davalının 95.000 DM den fazla para gönderdiğinin saptanması halinde bu bedelin gönderildiği tarihteki TL karşılığı, ispatlamaması halinde davacının kabulünde olan 95.000 DM'nin alındığı tarihteki TL karşılığı bulunarak, davacının imalatları yaptığı tarihteki imalat değeri birbiriyle kıyaslanmalı ve davacının bu suretle imalatlardan dolayı herhangi bir alacağının bulunup ulunmadığı belirlenmelidir.
Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- 2 numaralı bentte açıklanan bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13265, K. 2008/2159, 18 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama