KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13313 E., 2008/3338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.7.1998 tarihli harici sözleşme ile davalıdan taşınmaz satın alıp bedeli olan 17.000 DM'ı ödediğini ve bu hususta 20.11.1998 tarihli taahütname düzenlediğini, ancak davalıya babası tarafından bırakıldığı iddia edilen bu taşınmazın dayanağı olan ölünceye kadar bakma akdinin sahte olduğunun ceza mahkemesince belirlendiğini, davalının aldığı bedeli ödemediği gibi icra takibinede itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatnın tahsilini istemiştir.
Davalı, 30.7.1998 tarihli sözleşmede davacının alıcı sıfatının bulunmadığını, 29.9.2000 tarihli taahütnameyle ödeme taahüdünde bulunduğu şahsında davacı değil, ... İyidenbilir isimli şahıs oduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı 30.7.1998 tarihli harici sözleşmede taraf olmayıp çocukları adına vekil sıfatıyla imzaladığı, bu nedenle dava konusu 30.7.1998 tarihli sözleşmeden dolayı açılan davanın reddinin gerektiği, 29.9.2000 tarihli taahütname uyarınca ise davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle icra dosyasında takibe konu olan 30.7.1998 tarihli sözleşmede belirtilen 27.000 DM yönünden açılan itirazın iptali davasının reddine, 27.000 DM'nin %40'ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini, 29.9.2000 tarihli taahütnamede belirtilen 16.000 DM yönünden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya arasında bulunan 30.7.1998 tarihli harici sözleşme ile davacının çocuklarının davalıdan 17.000 DM'a tapulu taşınmaz satın alıp bedelini ödedikleri ve davacının yaşı küçük çocuklara velayeten sözleşmeyi imzaladığı, bahsi geçen sözleşmede ayrıca davalının sözleşmeden cayması halinde 10.000 DM cezai şartı ödemeyi üstlendiği anlaşılmıştır. Yine 29.9.200 tarihli adi yazılı taahütname ile de davalının ... İyidenbilir 16.000 DM'ı ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 29.9.2000
tarihli taahütnamede bahsi geçen geçen ... isimli şahsın davacı olduğu kabul edilmiş ve bu husus davalı tarafçada temyiz edilmediği için artık 29.9.2000 tarihli taahütmame ile talepte bulunma hakkının davacıya ait olduğunun kabulü gerekir. Esasen mahkemenin kabulüde bu yöndedir.
Davacı icra takibinde 30.7.1998 tarihli harici sözleşme ile 29.9.2000 tarihli taahütnameye dayanak yaparak icra takibi ile davalıdan 23.823.000.000 TL istemiş olup, takip tarihindeki döviz kuru nazara alındığında bu miktarın 27.000 DM'a takabül ettiği görülmektedir. Bu durumda davacının 30.7.1998 tarihli sözleşmedeki 17.000 DM ve cezai şart olan 10.000 DM toplamı 27.000 DM üzerinden takip yaptığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekirki davacı bir tane icra takibi yapmış olup, buna ilişkin itirazın iptali davasında hem talep edilen miktarın tümüne yönelik talebin reddine, hemde talebin bir kısmına hükmedilmesi olanaklı olmayıp karar bu yönüyle kendi içinde çelişki taşımaktadır. Taraflar arasındaki ilişki tapulu taşınmazın haricen satımına ilişkin olup, sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olup, davacı ancak verdiği bedeli isteyebilir.
Başka bir deyişle cezai şart talebinde bulunulması olanaklı değildir. Mahkemenin ve davalının kabulünde olan davacının ödediği miktarda 16.000 DM'dır. Bu durumda mahkemece davacının ödediği ihtilafsız olan 16.000 DM'ın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden itirazın iptaline, bakiye istemin reddine karar verilmesi gerekir.
Öte yandan davacı alacaklı aleyhine icra inkar taminatına hükmedilebilmesi içinde davacının haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olması da mutlak zorunluluktur. Davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olmadığı anlaşıldığı gibi, bu husus davalı tarafçada iddia ve ispat edilmemiştir.
Tüm bu açıklamalar karşısında mahkemece yapılması gereken ...; davacının yaptığı icra takibine vaki itirazın 16.000 DM'ın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden iptaline, iptal edilen kısım üzerinden davalı aleyhine %40 icra inkar taminatına hükmedilmesi, bakiye isteminin reddine karar verilmesi olmalı iken, değinilen bu hususlar gözardı edilerek kendi içinde de çelişki yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13313, K. 2008/3338, 10 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama