KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13635 E., 2008/3022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2000 yılından beri meskeninde davalı kurumun elektrik abonesi olduğunu, tüketim bedellerini düzenli ödemesine rağmen davalı kurumun 27.7.2006 tarihli tutanakla borcun ödenmediği gerekçesi ile elektriğini kestiğini, faturada gözüken borcu elektriğinin açılmasını sağlamak amacı ile ödemek zorunda kaldığını, davalı kurum kayıtları incelendiğinde aslında borcun kendisi ile aynı isimli başka bir aboneye ait olduğunun anlaşıldığını ancak kurumun haksız tahsil ettiği parayı iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti ile ödediği 3000 YT.nın 28.7.2006 tarihinden faizi ile davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalı Bedaş davanın reddini dilemiş, diğer davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdat talep ettiğinden davaya genel mahkemelerce bakılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı;
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı Bedaş arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmakta olup diğer davalı da iddiaya göre davacı abone tüketici aleyhine abone sözleşmesine aykırı davranış nedeniyle sebepsiz zenginleşen kişi olduğundan bu davada taraftır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13635, K. 2008/3022, 4 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama