KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14353 E., 2008/3303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatıncada duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalının kendisi hakkında 180.000 DM borçlu olduğunu iddiası ile icra takibi yaptığını, davalıdan sadece 100.000 DM borç aldığını ve bu nedenle verdiği senedi de ödeyerek geri aldığını öne sürerek, icra dosyasına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davalı alacaklı, kardeşi olan davacıdan 180 000 DM alacağı olduğu iddiasıyla 21.4.2004 tarihinde icra takibi yapmış, bu takip kesinleşmiştir. Davacı ise davalıdan 100.000 DM borç aldığını ve bunu ödediğini belirterek, icra dosyasına borçlu olmadığının tespiti talebiyle bu davayı açmıştır. Davacı savunmasını kanıtlamak için 1.11.2001 vadeli, 100.000 DM'lık senet ibraz etmiş ve borcunu ödeyerek bunu geri aldığını savunmuştur. Davalı ise, senedi kabul etmediğini bildirmiş ise de, senette davacıdan başka dört kişinin daha imzası bulunmaktadır. Davacı yargılama 2007/14353-2008/3303
sırasında senette imzası bulunan kişilerin dinlenmesini istemesine rağmen, bu kişiler dinlenmemiştir. Senette imzası bulunan kişilerin dinlenerek, olayın açıklığa kavuşturulması gerekir. Ayrıca davalı, 100.000 DM'den daha fazla borç verdiği iddiasını kanıtlamak amacıyla yemin deliline dayandığını belirtmesine rağmen, kendisine bu hakkı hatırlatılmamıştır.
Mahkemece, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-İ.İ.K'nun 72/5. maddesi gereğince menfi tespit davasında, dava borçlu lehine hükme bağlanırsa, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, alacaklı kötüniyet tazminatına mahkum edilir. Olayımızda davalı alacaklının takibi kötü niyetle yaptığı ispatlanamadığına göre, davacı borçlu yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yine İ.İ.K'nun 72/4. maddesi gereğince dava alacaklı lehine neticelenirse, ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağın geç almış bulunmaktan dolayı, alacaklı yararına tazminata hükmedilir. Olayımızda ihtiyati tedbir kararı verilmediğine göre, davalı alacaklının alacağını geç alması söz konusu olmadığından, davalı alacaklı yararına tazminat hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14353, K. 2008/3303, 10 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama