KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14361 E., 2008/3738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı belediyeye ait taşınmazı meyve bahçesi yapmak şartıyla yap-işlet-devret modeline uygun olarak 10 yıllığına kiraladığını, sözleşmede taşınmazın belediyece geri alınması halinde o ana kadar yaptığı masraflar ile 10 yıl içinde elde edebileceği gelirin kendisine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı belediyenin 11.2.2005 günlü yazıyla kira sözleşmesini feshetmesi nedeniyle yaptığı masrafları ve taşınmazdan 10 yılda elde edeceği geliri ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 400.000 YTl'nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; sözleşme uyarınca davacının yaptığı masrafı ve 10 yıllık geliri isteyebileceği kabul edilerek ve alınan bilirkişi raporu benimsenerek 15.111,48 YTL masraf ile karkaybı 197.326.00 YTL toplamı olan 212.434.48 YTL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında usulüne uygun olarak düzenlenen 11.10.2003 tarihli ve noter onaylı sözleşmenin 4.maddesinde
2007/14361-2008/3738
"Belediye herhangi bir sebeple araziyi tekrar geri almak isterse, mütecir hiçbir süretle mağdur edilemeyeceği için müstecirin o güne kadar yapmış olduğu masraf ve giderler bilirkişi tarafından belirlenecek, 10 yıl içinde yapabileceği gelir tespit edilecek ve kendisine tazminat olarak ödenecektir. .." hükmü bulunmakta olup, davalının 11.2.2008 tarihli yazıyla sözleşmeyi haksız olarak feshedilmesi nedeniyle sözleşmenin 4.maddesi uyarınca sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Esasen mahkemenin kabulüde bu yöndedir. Ancak hemen belirtmek gerekirki sözleşmenin 4.maddesi davalı tarafından sözleşmenin feshedilmesi halinde uygulanabilecek cezai şartı içeren bir maddedir. Bir başka anlatımla sözleşmenin 4.maddesi cezai şart niteliğindedir. Davalı ... tacir değildir.
BK'nun 161/son maddesi hakimin fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükellef olduğunu hükme bağlamış olup, bu husus yargılama da ileri sürülmese dahi mehkemece res'en nazara alınması gereken bir husustur.
Ceza koşulunu fahiş olup olmadığı, tarafların ekonomik durumu, özel olarak boçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü olarak alınmalı, alacaklının menfaatinin ne dereceye kadar ihlal edildiği araştırılarak hüküm altına alınacak ceza miktarının hak, adalet ve nesafet kurallarına uyğun olarak tespit edilmesi gerektiği gibi, cezada alacaklının uğradığı zarar ve ihlal edilen menfaatlerle makul bir surette mütenasıp olmalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan husular gözönünde tutulmadan ve bu konuda ayrıca bir inceleme yapılmadan cezai şart niteliğinde bulunan sözleşme hükmüne dayanılarak belirlenen tazminatın tamamına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14361, K. 2008/3738, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama