KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14587 E., 2008/3813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 19.12.1993 ve 16.2.1994 tarihli harici sözleşmelerle davalıdan adına tahsisli 2 adet taşınmazı satın aldığını, bu taşınmazların adına devrinin gerçekleştirilmesi için 29.5.2005 gününde dava dışı belediyeye başvurduğunu, belediyenin davalı adına 1981 yılında arsa tahsisinin bulunması ve gecekondunun işyeri olması nedeniyle hak sahibi olmasının mümkün bulunmadığını bildirdiğini ileri sürerek 2 ve 3 numaralı taşınmazların değerlerinin tespiti ile şimdilik 6.000.000.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının talep edeceği miktarın 76.840.00 YTL olduğu gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 6.000.000.000 TL’nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davaya konu edilen ve hükme esas alınan 28.12.2005 tarihli bilirkişi raporunda yapı ve arsa değeri 76.840 YTL olarak belirlenen (2) numaralı parselde 3184072/72236820 hissesi davacı adına kayıtlı bulunan taşınmazın yarı hissesinin 16.2.2004 gününde davalıya satıldığı dosya içerisindeki tapu sicil müdürlüğü yazısında 2007/14587-2008/3813
belirtilmektedir. Bu durumda mahkemece anılan yazı üzerinde durulmalı, davaya konu (2) numaralı parselin tapu tahsisli yada tapulu yerlerden olup olmadığı araştırılmalı, anılan taşınmazın tapulu ve bir kısmının az yukarıda açıklandığı şekilde davacı tarafından davalıya tapuda satıldığının anlaşılması halinde satılan miktardan davalı sorumlu tutulmamalı, bakiyesi yönünden de davada dayanılan harici sözleşmelere konu edilen kısım yönünden denkleştirici adalet ilkeleri doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu yönlerin göz ardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14587, K. 2008/3813, 18 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama