KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14677 E., 2008/6865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendi adına olan kredi kartının çalındığını ve çalan kişilerin davalı işyerlerinden yaptıkları alış- verişlerin karşılığı olan parayı davalı bankaya ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, gerekli özeni göstermeden çalıntı kredi kartının haksız olarak kullanılmasına neden olan ve böylece dava konusu zararın doğmasına ortak kusuru ile dahil bulunan davalılardan 3.413.20 YTL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi gereğince davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, hamili bulunduğu kredi kartını haksız olarak ele geçiren dava dışı üçüncü kişilerin davalı üye-işyerinden yaptıkları alış–veriş karşılığı parayı, bankaya ödemek zorunda kaldığını, işyerlerinin özen yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile bu davayı açmıştır.
5236 Sayılı Yasa ile H.U.M.K.’nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.1.2007 tarihinden itibaren 1.170.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Davalı üye işyerinin her biri ihtiyari dava arkadaşı olup, bilirkişi raporu ile belirlenen zarar tutarlarına tarafların itirazları da bulunmadığına göre, davacı tarafından her bir davalı üye işyeri için temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.170.000.000 TL’yi geçmediğinden mahkemenin kararı da 12.6.2007 tarihli olduğundan H.U.M.K’nun 5236 Sayılı Yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan üye işyeri davalılara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı, davalı banka ile aralarında bireysel bankacılık sözleşmesi olduğunu, “kart çalıntı bildirimi” sonrası kartın üçüncü şahıslarca haksız kullanımı suretiyle karta, hesaba yapılan borç kayıtları nedeniyle doğan zararda tüm sorumluluğun bankaya ait olduğundan bahisle tazminat davası açtığına göre, olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık bireysel bankacılık sözleşmesinden doğmuş olup, sözleşmeye dayanan davalarda zamanaşımı süresi aksine hüküm mevcut değilse B.K.‘nun 125. maddesi gereğince 10 yıldır.
Dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek, sonucuna göre, bir hüküm kurulması gerekirken, B.K’nun 66. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabulü ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14677, K. 2008/6865, 16 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama