KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14731 E., 2007/15248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıdan senet karşılığı aldıkları borçları ödemelerine ve ellerinde ödeme belgeleri olmasına rağmen davalının sahte senet tanzim ederek takibe koyduğunu ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini istemiş, ıslah dilekçesi ile de senetteki imzaların kendilerine ait olduğunu, 1997 de 2 000 000 000 TL 1999 da 3 000 000 000 TL alıp boş senet verdiklerini, borçlarının çok üstünde malen yazılıp doldurulduğunu, para almadıklarını bildirmişlerdir.
Davalı, senet ve imzaların sahte olmadığını, ödeme belgelerinin önceki tarihli olduğunu savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatını talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların senetteki imzaları kabul ettiklerine, boş senet verdiklerini beyan ettiklerine ve borçlu olmadıklarını ispatlayamadıklarına dayanılarak davanın reddine, asıl alacağın % 40 ı oranında inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar dava konusu icra takibine dayanak senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemiş, ancak iddialarını ispatlayamamışlardır. İİK 72/4 maddesi hükmü uyarınca, açılan menfi tespit davasının reddi halinde inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı alacaklının
2007/14731-15248
ihtiyati tedbir yolu ile alacağını almakta engellenmiş ve gecikmiş olması gerekmektedir. Somut olayda davacı borçlular tarafından alınmış bir ihtiyati tedbir kararı bulunmamaktadır. Davalı tarafından yapılan icra takibinin devam ettiği ve davalının herhangibir zararının oluşmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca mahkemece inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi hükmü uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14731, K. 2007/15248, 13 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama