KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14934 E., 2008/5304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... binasının 2004 ve 2005 yıllarındaki iki aşamalı bakım ve onarımının davalı ile birlikte yapılması için sözleşmeler yaptıklarını, bu bağlamda işin 1. kısmının ihalesinin kendisi üzerinde 2. kısmının ihalesinin davalı üzerinde kaldığını, işin tamamlanıp teslim edildiğini, 1’nci kısma ilişkin tüm hakedişlerinin kendince alınıp, masrafların da kendisi tarafından karşılandığını, bu bölüme ilişkin olarak davalı taraf sözleşme gereği ödenmesi gerekenden fazla ödemeler yapıldığını, davalının ikinci kısma ilişkin aldığı hakedişlerden davacı hissesine düşeni ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 60.000.00 YTL’nın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile ortak ... yaptıklarını, işin birinci kısmının davacı, ikinci kısmının kendisince yaptırıldığını, ancak davacının fazla ödeme yaptığı iddiasının doğru olmadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ... YIBO binasının iki aşamada ortak olarak yapılması konusunda sözleşme yapıldığı, iki aşamalı işin bitirilip, teslim edildiği, işin birinci aşamasının ihalesinin davacı üzerinde kaldığı ve idareci ortağın davacı olduğu ikinci aşama ihalenin davalı üzerinde kaldığı ve bu bölümde idareci ortağın davalı olduğu işin bitirildiği tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
Talimatla alınan 3 kişilik bilirkişi raporunda, davacı ve davalıya ait harcamaların yasal olarak gider belgesi niteliğinde olmadığından davacı iddiasının tespitinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemece 13.4.2007 havale tarihli bilirkişi raporu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak bu raporda TTK 70. maddesi gereği kapanış tasdikleri olmayan bu nedenle taraflar lehine delil niteliği taşımayan Yevmiye defterleri ile ilk bilirkişi raporunda yasal olarak gider belgesi niteliğinde olmadığı açıklanan harcama belgeleri esas alınarak sonuca gidilmiştir. Bu durumda itiraza uğrayan ve yasaya uygun hazırlanmayan bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.
Davacı, ortak olarak yapılan iki aşamalı işten dolayı toplam 60.000.00 YTL’nın tahsilini istemiştir. Ortaklığa ait ... bitirildiğine göre davacının bu talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini içermekte olup, BK. 538-540 maddeleri gereğince tasfiyesinin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Bu bağlamda, işin birinci bölümü ile ilgili olarak idareci ortak davacıdan, ikinci bölüme ilişkin olarak idareci ortak davalıdan ayrı ayrı hesap istenmeli, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar gözetilerek adi ortaklığın gelir ve gider durumu ile tarafları aldığı hakedişler, yaptığı harcamalar, karşı tarafa yaptığı ödemeler, hukukçu, inşaat mühendisi ve muhasebeciden oluşturulacak bilirkişi heyeti vasıtasıyla saptanıp adi ortaklığın tasfiyesi ile sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14934, K. 2008/5304, 14 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama