KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15153 E., 2008/4510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı asıl borçlu için düzenlenen kredi kartı sözleşmesinde kefil olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödememesi sebebi ile davalının icra takibi başlattığını, usulsüz tebligat ile takip kesinleştiğinden ödeme yapmak zorunda kaldığını, sözleşmede limit olmadığından geçersiz olduğunu iddia ederek ödediği 7.387.528.545 TL ile haciz nedeniyle 2.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı, davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veyatüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, hukuki ilişki kredi kartı sözleşmesine kefalet olmakla uyuşmazlık 4077 sayılı yasa kapsamındadır ve davaya bakma görevi Tüketici Mahkemelerinindir. Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilir..Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15153, K. 2008/4510, 1 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama