KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15170 E., 2008/4960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 12.05.2007 tarihinde satın aldığı bilgisayarın arızalı olduğunu, 18.05.2007 tarihinde davalıya ayıpları bildirerek teslim ettiğini ancak sorun olmadığı gerekçesi ile 25.05.2007 tarihinde iade edildiğini, 01.06.2007 tarihinde aynı arızayı tekrar ettiğini, 03.06.2007 tarihinde davalıya teslim ettiğini, malı kullanamamaktan dolayı mağdur olduğunu iddia ederek mağduriyetinin giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, davanın ithalatçı firmaya ihbar edilmesini, ürünün satıcısı olmadıklarından sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının 30 günlük süre içerisinde ayıpları bildirerek ayıp ihbarında bulunup seçimlik hakkını bedel iadesi yönünde kullandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, ürün bedeli 1347,75 YTL nın 18.05.2007 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıdan satın aldığı bilgisayarın ayıplı olduğunu iddia ederek zararının giderilmesini istemiştir. Davalı ise ürünün ayıplı olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece davacının 4077 sayılı kanunun 4. maddesinde öngörülen 30 günlük süre içerisinde seçimlik hakkını kullandığı kabul edilerek bedel iadesine karar verilmiş ise de,anılan yasanın 4. maddesinin ilk paragrafında ayıplı malın tanımı yapılmıştır.
Buna göre, Ayıplı Mal; ”Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir. “ denilmektedir.
Ayrıca ikinci paragrafta da malın ayıplı olması halinde tüketicinin ihbar yükümlülüğü ve hakları açıklanmıştır. Dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı kanunda öngörülen sürede ayıp ihbarında bulunmuş, davacının beyanına göre iki kez hizmet talep formu doldurularak ürün üzerinde davalı tarafça inceleme yapılmış ise de, bu formlar davacının beyanına göre düzenlenen belgeler olup, teslim edilen ürünün ayıplı olduğunu belirten belge değildir.
Davalı ürünün ayıplı olmadığını savunduğuna göre, ürünün ayıplı olup olmadığı konusunda ürün üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15170, K. 2008/4960, 8 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama