KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15314 E., 2008/4565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının çocuğu ... nun ,davacı şirkete bağlı özel okulda okuduğunu,2004 yılı ocak ,şubat,mart,nisan aylarına ait eğitim ücreti bedellerini ödememesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının itirazının iptaline, takibin 5224.00.-YTL asıl alacak üzerinden yürütülmesine, asıl alacağa faiz yürütülmesine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ucret veya menfaat karşılığında yapılan mal saglama dısındakı her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı icerisinde yukarıda tanımlan verilen taraflar arasında mal ve hizmet atışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı (sağlayıcı-satıcı) davalıya (tüketici-alıcı) eğitim hizmeti sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldıgı anlasılmaktadır.
4077 Sayılı Yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tuketici mahkemelerınde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakma-a tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykındır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlannın incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15314, K. 2008/4565, 2 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama