KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15325 E., 2008/6049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... 'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile dava dışı SS Yoğunoluk Kalkınma Kooperatifinden defne yaprağı alımı ve satışı için ortaklık yapma konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma gereği davalıya keside yeri ve tarihi boş olan iki adet çek verdiğini, ancak işin davalının ortağı olduğu şirket tarafından gerçekleştirildiğini davalıya verilen çeklerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulup ciro edeldiğini, 3.kişinin çekteki icra takibine koyduğunu belirterek her biri 15.000.00 YTL'lik çeklerden dolayi borçlu olmadığının takibine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile defne yaprağı ihracatı için 17.9.2002 tarihli protokol yapıldığını, sözleşme ile işin yapılmasında tüm masrafların davalı tarafça yapılmasının sonrada herkesin kendi üzerine düzen miktarda ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, işle ilgili tüm görüşme ve yazışmaların davacı şirket yetkilisi .... tarafından yapıldığını, alınan defne yapraklarına ilişkin işlemlerin ise davalının hissedarı ve yetkilisi .... A.Ş. üzerinden yapıldığını 2002 yılında hesap mutebakatı yapılmak istendiğini, davacının buna yanaşmadığını, masrafların davalı tarafça karşılanmasına rağmen davacının kendi hissesini ödemeye yanaşmadığından teminat olarak verilen çeklerle hakkında yasal işlem yaptıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında adi ortaklığın kurulduğu, bu işin teminatı olarak davacının, davalı tarafa dava konusu çekleri verdiği, çeklerin taraflar arasında kesin hesap yapılmadan ve davacının davalıya ne miktar borçlu olduğu belirlenmeden 3.kişiler ciro edildiği, çeklerin ciro edildiği ve davanın açıldığı tarih itibariyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davalı ... ile davacı şirket yetkilisi .... arasında yapılan 17.9.2002 tarihli sözleşme ile Yogunluk Tarımsal Kalkınma Kooperatifinden defne yaprağı alınıp satılması konusunda adi ortaklık kurulduğu, işle ilgili yapılacak harcamaların davalı tarafça karşılanacağı, buna karşılık davacının davalıya iki adet 30.000.00 YTL'lik teminat çeki verdiği, işin sona ermesinden ve hesap görülmesinden sonra çeklerin iade edileceğinin kararlaştırıldığı, bu işe ait işlemlerin davalının ortağı ve temsilcisi olduğu .... A.Ş. üzerinden yapıldığı, idareci ortağın davalı olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemeninde kabulündedir.
Az yukarıda açıklandığı üzere 17.9.2002 tarihli protokolde işin sona ermesinden ve hesap görülmesinden sonra bu davaya konu çeklerin iade edileceği kararlaştırılmış olduğuna göre, davalının davacıya çektiği 7.4.2003 tarihli telgrafla (ihtarla) sözleşme şartlarının ihlal edildiğini, masraflar için hisse nisbetinde ödeme yapılmadığından teminat olarak alınan çeklerin işleme konulacağını bildirmesi, davacının da çeklerden dolayı borçlu olmadığının tesbitine dair eldeki bu davayı açması ortaklık ilişkisinin tasfiyesinin istendiğnin kabulü ile tasfiyesinin mahkemece yapılacak 2 adet çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının tesbitini zorunlu kılar.
Mahkemece, 18.5.2006 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak çıkarılan tasfiye hesabi sonucu davacının davalıdan 14.653.695.000 TL alacaklı olduğu ve davacının 2 adet çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmişse de bu rapor davacının itirazına uğradığı gibi tasfiye hesabının çıkarılmasında eksik incelemeye dayalı olduğundan hükme esas alınamaz.
18.5.2006 tarihli raporda daha önce alınan bilirkişi raporlarına atıfta bulunarak bu raporlardaki tesbit ve verilerek esas alınarak sonuca gidilmiştir. Gerek bu raporda gerekse önceki raporlarda idareci ortak olan davalının defne yaprakları için 148.000.00 YTL avans ödemesi yaptığı kabul edilmiş, ancak tasfiye hesabında adi ortakliğin gideri olarak gözetilmemiştir.
Bu avans ödemelerinin davaya konu ortaklık için yapıldığı sabit olduğu taktirde tasfiyede gider olarak gözetilmesi zorunludur.
Bu durumda idareci ortak olan davalıdan ortaklığa yapılan tüm masraflar elde edilen kazanç ve ortaklığın borçları yönünden hesap vermesi istenmeli verilen hesap üzerinde tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları noktalar saptanmalı uyuşulmayan noktaları da tarafların delilleri toplanmalı özellikle davalının yaptığını savunduğu avans ödemesi ile ilğili defne yaprağını satan kooperatif ile yazışma yapılarak gerektiğinde kooperatif kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılarak adi ortaklık için ne miktar avans aldığı ne miktar mal teslim ettiği belirlenmeli,
bunun için iddia ve savunmayı karşılayan taraf mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak, davalı hakkında ... 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/822 esasında kayıtlı ceza davacı dosyasıda birlikte değerlendirilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15325, K. 2008/6049, 1 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama