KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15352 E., 2008/4205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...’ün kayıt maliki bulunduğu ... plakalı ... marka aracı 21.8.1997 tarihli harici satış sözleşmesi ile diğer davalı ...’tan satın aldığını, bilahare trafik kaydının kendisine devredildiğini, ancak emniyetçe yapılan soruşturma kapsamında aracın çenç olduğu gerekçesiyle el konularak dava dışı 3. şahsa teslim edildiğini ileri sürerek, satım bedeli olarak ödediği 4.200,00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı ... Hakkındaki davanın kabulü ile 4.200,00 YTL’nin 21.8.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2007/15352-2008/4205
2-Davacı, 21.8.1997 tarihinde satın alıp kullandığı aracın emniyetçe çalıntı ve çenç olduğu gerekçesiyle zaptolunması nedeniyle ödediği satış bedelinin iadesini istemiştir. Dava tarihinden önce satıma konu aracın 3.10.2001 tarihinde davacı elinden alındığı hususu ihtilafsızdır. Bu halde davacı, aracı elinde bulundurduğu dönem için faiz istemiyeceği gibi, dava açılmadan önce davalıyı usulüne uygun ihtarname gönderip temerrüde düşürmüş ise o tarihten, aksi takdirde ancak dava tarihinden itibaren faiz isteyebilir. Mahkemece, davacının alacağına, açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki açıklanan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15352, K. 2008/4205, 27 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama