KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15691 E., 2008/5724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı üyelik sözleşmesinden ... borcu nedeni ile aleyhine yapılan takip nedeni ile 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanmak üzere müracaat ettiğini ve tüm ödemeleri yaptığını ancak davalı bankaca fazladan ödeme talep edildiğini ileri sürerek, ödenen 1.507 YTL.nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesinden ... alacağın tahsili için davalı banka tarafından 1.4.2002 tarihinde kat ihtarı gönderildiği ve 6.5.2002 tarihinde de 3.770 YTL.nin ödetilmesi için icra takibi yapıldığı, davacının icra müdürlüğüne verdiği 19.3.2003 tarihli dilekçe ile borcunun 4822 sayılı yasanını geçici 1. maddesine göre tesbit edilmesini talep ettiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 9.8.2002-5.9.2003 tarihleri arasında 3.779 YTL. ödediği bildirildikten sonra başkaca bir açıklama ve hesaplama yapılmadan borcun kapandığı dava ile talep edilen ödemenin fazladan yapıldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı bankanın açtığı itirazın iptali davası devam ederken 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği, davacının süresinde 19.3.2003 tarihinde bu yasadan faydalanmak için müracaatta bulunduğu, ancak bu müracaatına göre herhangi bir hesaplamanın yapılmadığı bankanın ödeme planı çıkartıp çıkartmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için, her şeyden önce borcun kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanmalıdır.
Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayınlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruluşa yazılı başvurusunun bulunması gerekir.
Davacıya gönderilen kat ihtarı ile oluşacak temerrüt tarihindeki, asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanarak, bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, icra takibindeki tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra,
Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta Muamele Vergisini borca ilave ederek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki ana paradan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı belirlenmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde borç tutarı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece hüküm tesisine elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15691, K. 2008/5724, 28 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama