KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/16105 E., 2008/6133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sahibi olduğu ... Optik ile davalı kurum arasında optisyen sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı kurumun sigortalı ve hak sahiplerine reçete muhteviyatına uygun olarak gözlük verdiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranıldığı, gerekçesiyle alacağını mahsup ederek 72.425,80 YTL cezai şart bedeli talep ettiğini, sözleşmeye aykırı bir davranışının bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu bulunmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle sözleşmeyi feshettiklerini ve her bir sigortalı için 100 YTL olmak üzere toplam 88.800 YTL cezai şart tahakkuk ettirildiğini, uygulamanın doğru olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacı hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda suç unsuruna rastlanmadığının bildirildiği ve savcılıkçada takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı taraf davacıya gönderdiği 21.4.2006 tarihli yazıda ve davaya verdiği cevapta davacının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle ve sözleşmeye aykırı davranış biçimlerinide belirtmek suretiyle cezai şartın ödenmesi gerektiğini bildirmiştir.
Cumhuriyet Savcılığı soruşturması esnasında alınan bilirkişi raporunda adli tıp yönünden herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, gerekli görülürse sözleşmede belirtilen idari yaptırımların uygulanması yoluna gidilebileceği belirtilmiştir.
Hemen belirtmek gerekirki hazırlık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporu davacının cezai yönden sorumlu olup olmadığını belirlemeye yönelik olup, davacının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığına dair belirleme bulunmadığı gibi, Cumhuriyet Savcılığının takipsizlik kararıda hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir.
Davacının var olduğu iddia edilen eylemlerin cezai yönden suç oluşturmaması, davacının sözleşmeye aykırı davranmadığını gösterir nitelikte bulunmadığı için mahkemece davacının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığının ayrıca saptanması zorunludur.
Mahkemece öncelikle cezai şarta dayanak olan 880 kişi hakkında davacı tarafça düzenlenen tüm belgeler taraflardan istenmeli, akabinde bu belgeler üzerinde davacının iddiası ile davalının savunmasınıda karşılayacak ve sözleşmeyide irdeleyecek şekilde bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak davacının sözleşmeye aykırı davranışının olup, olmadığı,
sözleşmeye aykırı davranışın hangi reçetelere mahsus olduğu ve davalının var ise talep edebileceği cezai şart miktarının ne olabileceği saptanarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/16105, K. 2008/6133, 5 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama