KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/16232 E., 2008/7096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... 'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı eşine ait taşınmazı 23.1.1980 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, tapu devrinin yapılmadığını 17.9.2004'de tapuda başkasına satıldığını, sözleşmeden doğan zararının ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın rayiç değeri olan 70.000.000.000 TL'nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin batıl olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanaşımından davanın reddine dair verilen karar dairenin 14.11.2005 günlü bozma ilamı ile işin esasının incelenmesi gereğinden bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın 61.646.00 YTL üzerinden kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre
davacının tüm, davalının aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı talebi kısmen kabul edilmiştir. Davalı kendisini yargılamada avukat aracılığı ile temsil ettirmiştir. Reddedilen kısım üzerinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Öte yandan davacı, bu davadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. faiz başlangıcının dava tarihi olması gerekir. Mahkemece bu yönlerin gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/16232, K. 2008/7096, 22 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama