KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/1685 E., 2007/3447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı hakkında senede dayalı takipte bulunduğunu, ancak haksız itiraz edildiğini ... sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, imzanın kendisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini dilmiştir. Mahkemece, itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tanzim tarihi bulunmayan 5.000 YTL. bedelli senetten dolayı davalı aleyhine ilamsız takip yapmış, davalı da cevap dilekçesinde imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkemece imza incelemesi yaptırılan Adli Tıp ... Dairesi’nce imzanın basit tersimli olduğundan aidiyetinin tesbit edilemediği, ... .... Sanatlar Fakültesi uzmanlarınca imzanın davalının eli mahsulü olduğu, ... Kriminal Labaratuarınca imzanın davalının eli mahsulü olmadığı, ...
Polis labaratuarınca da imzanın davalının eli mahsulü olduğu açıklanmış, mahkemece davalının eli mahsulü olduğu kabul edilerek başkaca araştırma ve inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, yargılama aşamasında kendisine ait yediemin deposunu fiilen davacı oğlunun işlettiğini, bu sırada boş senet imzalatılmış olabileceğini açıklamıştır.
Dosya kapsamı ile mahkemenin senetteki imzanın davalıya ait olduğuna ilişkin kabulü yerinde ise de, dava konusu senette tanzim tarihi bulunmadığından TTK’nuna göre kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren belge niteliğinde değildir. Davacı, elinde bulunan ve
2007/1685-3447 bono niteliği bulunmayan adi yazılı miktar kadar davalının kendisine borçlu olduğunu ve bu borcu ödemediğini öne sürmektedir. Bu iddia şekline göre davacının ibraz ettiği bono, davalı aleyhine HUMK. 292 maddesi hükmüne uygun olarak yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Davacı belgeye konu temel ilişkiyi isbatlamakla yükümlüdür. Davacı iddiasını tanık dahil her türlü delil ile isbatlayabilir. Mahkemece, bu yöndeki tarafların tüm delilleri celb edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/1685, K. 2007/3447, 12 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama