KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/364 E., 2007/5233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı olan arsa sahipleri ile müteahhit arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye düşen daireyi harici sözleşme ile satın aldığını, yüklenicinin inşaatı yarım bıraktığını,kendisinin tamamladığını, arsa sahiplerinin açtığı dava sonucu yüklenici ile olan sözleşmenin fesh edilip kesinleştiğini ileri sürerek fazlasının saklı tutarak 1 000 000 000 TL nin arsa sahiplerinden,1 000 000 000 TL nin yükleniciden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş,karşı dava ile de karşı davalının haksız yere oturduğunu ileri sürerek 8 490 000 000 TL ecrimisilin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı arsa sahipleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; 2007/364-5233
kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının davalı yükleniciden daire satın aldığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında
re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/364, K. 2007/5233, 2 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama