KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/3963 E., 2007/8409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı 26.1.2005 tarihli sözleşme gereği 5.5.2005 tarihine kadar satıp teslim ettiği motorin, benzin, kalorifer yakıtı için ödenmesi gereken fiyat farkının ödenmediğini ileri sürerek 10.994.680 YTL nin 5.5.2005 tarihinden faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 5015 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereği mevcut düzenlemelerin 1.1.2005 tarihinden itibaren yürürlükten kalktığını ve bu tarihten sonra fiyatlar serbest bırakılacağından fiyat farkının ödenmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5015 sayılı yasanın Geçici 1. maddesi uyarınca 1.1.2005 tarihinden sonra fiyat farkının ödenemeyeceğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanmış olan 26.1.2005 tarihli sözleşmenin 15/2-3 maddeleri ve İhale şartnamesinin 48. maddesi uyarınca davacıya fiyat farkının ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık (ahde vefa – pacta sund servenda) ilkesi hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Karşılıklı borç doğuran akitlerde, taraflardan biri için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi sonradan ortaya çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile, borçlu (denge aleyhine bozulan taraf) sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.
2007/3963-8409
Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.Bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan hususlar tarafları bağlar.Davalı taraf 26.1.2005 tarihli sözleşme ile 5015 sayılı yasanın geçici 1.maddesine rağmen fiyat farkının ödeneceğini kararlaştırmıştır. Şartnamede de , sözleşmede de bu husus açıkça yer almaktadır. Bu durumda davacının sözleşme uyarınca fiyat farkını isteme hakkı bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davacının fiyat farkı isteminin araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/3963, K. 2007/8409, 14 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama