KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/4204 E., 2007/8768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında konut aboneliği sözleşmesi imzaladıklarını, buna rağmen abonelik kartını işyerinde futbol müsabakalarının gösterimi sırasında kullanıldığının tespit edildiğini, aralarındaki sözleşmenin 3.maddesinden doğan ceza-i şartın tahsili amacıyla davalıya karşı takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 22.10.2004 tarihli konut içi abonelik sözleşmesi gereği davalının konut dışında ve toplu yerlerde yayın hakları davacıya ait olan 1.lig futbol müsabakalarını izlettirme yasağı mevcuttur. Davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve diğikart kullanarak futbol müsabakalarının işyerinde izletildiği sabittir. Bu durumda davacının kararlaştırılan (gösterim yapılan yerin yıllık ücretinin 3 katı) ceza-i şartı isteme hakkı doğmuştur. Ancak BK'nun 161/son maddesine göre hakim fahiş gördüğü ceza-i şartın tenkisi ile mükelleftir. Yasanın emredici nitelikteki bu hükmünü hakimin re'sen gözetmesi gerekir. Cezai şartın
2007/4204-8768
fahiş olup olmadığı belirlenirken tarafların iktisadi durumları, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması sebebiyle sağladığı menfaat,
borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü olarak alınmalıdır. Cezai şart bu suretle belirlenmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nefaset kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir.Eldeki davada Tüketici mahkemesince, davalının tüketici olduğu benimsenerek yargılamanın yapıldığı da gözetilerek az yukarıda açıklananlar ışığında cezai şarttan tenkis yapılması durumunun değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/4204, K. 2007/8768, 19 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama