KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/4587 E., 2007/13370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının aldığı borca karşılık vade ve tanzim tarihleri olmayan 5.300 DM lik senet verdiğini, ödemediği için icra takibine giriştiğini, ancak davalının itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptalini ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senetteki bedelin sadece yazı ile yazılıp “ bedelin beş rakamının “6” harfinde oynama yapıldığını, bu haliyle bir bedeli kapsamadığını icra takibine konu olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu belge yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilerek dinlenen tanığında borç alacak yada hukuki ilişki hakkında beyanda bulunamadığı gerekçe gösterilerek sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-İcra takibine dayanak yapılan senet tanzim ve vade tarihlerinden yoksundur. TTK.nun 688 ve 689 maddeleri uyarınca kambiyo senedi vasfında değildir. Bu husus mahkemenin de kabulündedir. Davalı imza inkarında bulunmuş ise de Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi kararı ile münker imzanın davalı eli mahsulü olduğu anlaşılmıştır. Bono olarak düzenlenen senet tanzim tarihini taşımadığına göre bu haliyle adi senet niteliğindedir. Mahkemece takip dayanağı senedin adi senet niteliğinde olduğu gözetilerek değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken tanzim ve vade tarihi bulunmayan senedin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/4587, K. 2007/13370, 12 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama