KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/4647 E., 2007/7859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 2.1.2004 tarihli sözleşme ile konut abonesi olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak 5.12.2004 tarihinde Durak Kıraathenesinde Digitürk kartını kullanarak futbol maçının yayınlanmasını sağladığının tespit edildiğini, abonelik ücretinin üç katı cezai şartın tahsili için yaptıkları icra takibine itiraz ettiğini bildirip, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı tarafından, mesken aboneliğine ait Digitürk kartının kullanılarak futbol maçının yayınının kıraathanede ... olarak izlenmesi nedeniyle, sözleşme hükümlerine göre kararlaştırılan cezai şart miktarı Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi 5.250 YTL dir. Taraflar ceza miktarını tayin etmekte serbest iselerde, BK'nun 161/son maddesi hükmüne göre hakim fahiş gördüğü cezaları re'sen tenkis etmekle yükümlüdür. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, ... olarak borçlunun ödeme kabiliyetiyle beraber borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması, yani sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza 20074647-7859
miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak takdir ve tespit edilmelidir. Davalının iktisadi durumu ile ceza miktarının fahiş olup olmadığı konusunda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu tür suç işleyenlere, 5846 Sayılı Yasanın 80/son-b maddesine göre verilecek cezanın 50.000 YTL olduğu belirtelerek ve bununla kıyaslanarak kararlaştırılan cezai şart miktarının, hak ve nesafete uygun olduğu sonucuna varılması doğru değildir. Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırıdır.
3-İcra takip tarihindeki temerrüt faiz oranı araştırılmadan, hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren %38 faiz yürütülmesi de, bozma nedinidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/4647, K. 2007/7859, 4 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama