KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/6370 E., 2007/11576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalılardan ... ...’in eski kayınpederi olduğunu,boşandığı eşine evlilikleri sırasında,mehir senedi olarak verdiği imzalı boş bononun boşanmadan sonra davalılardan ... ... alacaklı olarak gösterilip bu davalıya borçlu hale getirildiğini, bu senede dayalı olarak davalı ... ... tarafından aleyhine icra takibine geçildiğini ve bu aşamada yapılan takipte eski kayınpederinin alacağı temlik alarak takibe devam ettiğini kendisinin davalılara hiçbir borcu bulunmadığını bildirerek ,bu senet nedeniyle her iki davalıya da borçlu olmadığının tesbitini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirtici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde borçlu olan ve menfi tesbit davası açan davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için takip borçlusu olan davacının takibe itirazında haksız olmasının yanısıra kötüniyetli bulunması da şarttır. Diğer bir değişle davacı borçlunun icra takibinde haksız olması tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli bulunması gerekir. Davalılar bu davada davacının kötüniyetli olduğunu iddia ve ispat etmemiştir.
Kaldı ki somut olay değerlendirildiğinde davacının kötü niyetli olmadığı da anlaşılmaktadır. Ayrıca tedbir kararı verilerek infazda edilmemiştir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/6370, K. 2007/11576, 4 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama