İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/8188 K.2008/253

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ]

Esas2007/8188Karar2008/253Tarih14 Ocak 2008Okuma6 dk · 1.159 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2007/8188 E., 2008/253 K.·Haklı Sebebe Dayalı Azil Vekalet Ücreti

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.159 kelime·6 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 389 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 390 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 392 ]

1136 S. AVUKATLIK KANUNU [ Madde 163 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl dava ve davalının birleşen davasının kabulüne, davacı avukatın birleşen davasının reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalı kooperatife ait A...

İlçesi A... adasındaki 1. derece doğal sit alanı içine alınan ve kesin inşaat yasağı getirilen 15 parça 269.145 metrekare alanındaki taşınmazların sit alanı dışına çıkarılması, inşaat yasağının kaldırılması, olmadığında kamulaştırılmasının temini için vekili olarak resmi mercilere başvurduğunu, davalar açtığını, iç hukuk yollarının tükendiğinde de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde dava açtığını, başvurunun kabul edilip, dosyanın incelenmek için beklediğini, ancak 09.08.2005 tarihinde haksız olarak azil edildiğini bildirip ücretinin tespiti ile fazlası saklı 20.000 YTL'nin faizi ile tahsilini,

birleşen davası ile aralarındaki "hukuki danışmanlık" sözleşmesinin süresinde fesih edilmediğinden 01.01.2004 tarihinden itibaren 1 yıl uzadığını bildirip, 2004 yılı ücreti 6.645 YTL'nin faizi ile tahsilini istemiştir.

Davalı, azlin haklı olduğunu, davacının aldığı avansın hesabını istemelerine rağmen vermediği gibi, daha fazla avans istediğini ve meslek kurallarına aykırı davranıp, güvenleri sarsıldığından azlettiklerini bildirip, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuş, açtıkları birleşen davaları ile de hesabı verilmeyen 10.000 YTL avansın faizi ile tahsilini istemiştir.

Davacı, hakkında açılıp, birleşen davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, azlin haksız olduğu gerekçesi ile asıl davanın ve davalının birleşen davasının kabulüne, davacı avukatın birleşen davasının reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.

1- Davacı avukatın, davalının vekili olarak davalıya ait 25 parça 269.145 m2 alanlı taşınmazlarının sit alanı dışına çıkarılması işini üstlendiği, aralarında birisi tarihsiz diğeri 29.07.2004 tarihli avukatlık ücret sözleşmeleri imzalandığı, davacının üstlendiği işi sonuçlandırmak için uğraşlar verip davalar açtığı ve iç hukuk yollarını tükettikten sonra da 22.09.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda bulunduğu, yapılan bu başvurunun sonuçlanmadığı,

davacıya davalı vekil eden tarafından dosyada örneği olan 03.08.2004 tediye fişinden ve davacının davalıya yazdığı 14.04.2005 tarihli yazı örneği ve yine davacının 28.11.2005 tarihli layihasından 10.000 YTL/nin ödendiği, daha sonra davalı tarafından davacının 09.08.2005 tarihinde noterden gönderilen azilna-me ile azil edildiği hususu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Davacı, azlin haksız olduğu iddiası ile hakettiği ücretin belirlenip, şimdilik 20.000 YTL'nin tahsilini istemekte, davalı, azlin haklı olduğunu, davacının ücrete hak kazanmadığını bildirip, ödediği avansın tahsilini birleşen davası ile istemektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle azlin haklı olup olmadığı ile, davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığı, ödenen paranın avans mı, ücret mi olduğu hususlarının belirlenmesi gereklidir.

Vekil, üstlendiği işi BK'nın 389, 390, 392. maddeleri hükmüne göre, vekil edenin talimatı doğrultusunda iyi bir surette, hüsnüniyetle ve özenle ifa etmekle yükümlü olduğu gibi, vekil edenin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermekle yükümlüdür. Azlin haklı olup olmadığının belirlenmesi için, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin ve gelişen olayları gösteren belgelerin incelenmesi gerekir.

Taraflar arasında önce yapıldığı anlaşılan tarihsiz ücret sözleşmesinde özetle "sit kararı alınan kooperatif arsaları için açılacak davalar sonucunda hükmedilecek bedelin %10'unun dava hitamında ücret olarak ödeneceği, giderler için 500.000.000 TL avans ödeneceği", 29.07.2004 tarihli ücret sözleşmesinde yine özetle "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde kooperatif taşınmazları için açılan davanın kooperatif lehine sonuçlanması halinde, dava değerinin %5'inin ücret olarak, paranın veya taşınmazların kooperatifin zilyetliğine geçmesinden sonra ödeneceği, avukata yapılan ödemelerin dava avansı olduğu,

dava sona erdiğinde avukat tarafından defaten kapatılacağı" belirtilmiştir. Her iki sözleşme içeriğinden, davacı avukatın ücretinin dava sonucu ödeneceği, davacıya davalı tarafından ödenen 10.000 YTL'nin masraf avansı olarak ödendiği hususu açık ve net olarak anlaşılmaktadır. Bunun böyle olduğu davacının davalıya yazdığı 06.10.2003, 16.10.2003, 15.03.2004,

11.03.2005 tarihli yazıları ile, yaptığı harcamalar ve emeğine karşılık ödeme yapılmasını istemesinden de anlaşılmaktadır. Sözleşmede davacının ücretine karşılık peşinen ve aralıklarla bir ödeme yapılacağına dair açıklık bulunmamaktadır. Öyle olunca yapılan ödemenin masraflara karşılık avans olduğunun kabulü de zorunludur. Davacının sözleşme şartlarına aykırı olarak devamlı avans ve ödeme istemesi üzerine, davalının 12.04.2005 ve 21.04.2005 tarihli noter aracılığı ile gönderilen ihtarlara rağmen aldığı avansın hesabını vermemesi karşısında, davacı avukatı 09.08.2005 tarihinde azil etmesi haklı sebebe dayanmakta ve davacı, azil edilmesine kusurlu, haksız tutum ve davranışlarıyla neden olmuştur.

Azil her ne kadar haklı ise de, davacının üstlendiği işi azil tarihine kadar davalı vekil eden lehine takip edip getirdiği, davalının, davacının azil tarihine kadarki emek ve mesleki bilgisinden yararlandığı, davacının davranışı nedeniyle davalının herhangi bir zarara uğramadığı da anlaşıldığından, davacı sözleşmeye göre ücret isteyemez ise de, HGK'nın 1987/3-186 E, 957 K sayılı ilamında belirtildiği gibi, davacının sarfettiği emeği, mesaisi, üstlendiği işi getirdiği durumu nazara alınarak uygun bir ücretin takdir ve tayin edilmesi hakkaniyete uygun olacaktır.

Öte yandan, davacı avukatın aldığı avans nedeniyle davalı vekil edenine ve mahkemeye belge ibraz edip, hesap vermemiş ise de, davalı adına üstlendiği işi sonuçlandırmak için iç hukuk yollarını tüketerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda bulunduğuna göre, birtakım masraflar yaptığının kabulü de zorunludur. Öyle ise, davacının yapması zorunlu olan masrafların da araştırılıp, belirlenerek aldığı avanstan düşülmesi gerekir. Mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının talep edebileceği avukatlık ücreti ve yaptığı masraflar belirlenip, sonucuna uygun olarak davacı avukatın ve davalı vekil edenin birleşen davası hakkında karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2- Taraflar arasında 01.01.2002 tarihinde düzenlenen "Hukuki Danışmanlık Sözleşmesi" ile davacı avukat, davalıya hukuki konularda danışmanlık hizmeti vermeyi, davalı da her ay belli bir ücret ödemeyi üstlenmişlerdir. Sözleşmenin 8. maddesinde süresinin bir yıl olup, taraflar süre sona ermeden 30 gün önce yazılı olarak feshi ihbarda bulunmadıkları takdirde, sözleşmenin

aynı süre için yenilenmiş sayılacağını da taraflar kararlaştırmışlardır. Sözleşme gereği 2002, 2003 yıllarında tarafların edimlerini yerine getirdikleri konusu tartışmasızdır. Davalı vekil eden 31.12.2003 tarihli yazı ile aralarındaki "hukuki danışmanlık sözleşmesini" fesih ettiğini davalıya bildirmiş ise de, bu fesih sözleşmede belirtilen feshi ihbar süresine uygun olarak yapılmamıştır.

Dolayısı ile taraflar arasındaki hukuki danışmanlık sözleşmesi 2004 yılı içinde yenilenmiştir. Ne var ki, vekalet sözleşmeleri karşılıklı güvene dayanan bir sözleşme olup, güven sözleşmenin en önemli bir özelliğini teşkil eder. Bu nedenle taraflardan her biri sözleşmeyi her zaman için fesih edebilir. Yani vekaletten istifa ve azil BK'nın 396/1. maddesi gereği her zaman için mümkündür. Ne var ki, azil haksız ise, davacı kalan süre sonuna kadarki ücretin tamamına hak kazanır.

Davalı kooperatifin feshi ihbar süresine uymadan sözleşmeyi fesih etmesi, haksız fesih ve azil niteliğindedir. Bu nedenle davacı, 2004 yılı ücretinin tamamını bir önceki yıl ücretine göre istemeye hak kazanmıştır. Ancak BK'nın 390 ve 325. maddeleri uyarınca davacının işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği, yahut diğer bir iş ile kazandığı ve kazanmaktan kasten feragat ettiği şeylerin ücretinden indirilmesi gerekir.

O halde mahkemece uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmalı, BK'nın 325. maddesi hükmü gereğince davacı avukatın ücretinden indirilmesi gereken miktar saptanarak, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

S o n u ç: 1. bent gereği asıl davanın taraflar yararına, davalının birleşen davasının davacı (birleşen dava davalısı) yararına, 2. bent gereği davacının birleşen davasının davacı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 14.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/8188, K. 2008/253, 14 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/8188
Karar No
2008/253
Tarih
14 Ocak 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8189 K.2008/4
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8190 K.2008/6
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8191 K.2008/5
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/8194 K.2008/108
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/8195 K.2008/721
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/8202 K.2008/652

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.