KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/8702 E., 2007/13683 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı ve esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.4.1994 tarihli harici satış sözleşmesi ile davalıların murisinden 250.000.000 TL bedelle satın almış olduğu 5.000 m2’lik yerin zilyetliğinin devredilmesine rağmen, tapuda tescil işleminin yapılamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ... olduğu satış bedelinin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığı üzerinden şimdilik 30.000,00 YTL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın gerek zamanaşımı gerekse esastan reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, sözleşme tarihinden itibaren 10 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolduğu, kaldı ki davanın esastan da reddi gerektiği belirtilerek, “davanın zamanaşımı ve esastan reddine” şeklinde hüküm kurulmuş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir davada, “def’i” niteliğinde olan zamanaşımı itirazının söz konusu olması durumunda, mahkemece talep hakkının zamanaşımına uğramış olduğu kabul edildiği takdirde, işin esasına geçilmeden davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekli olup, ancak dava konusu hakkın zamanaşımına uğramadığı, ya da zamanaşımı definin süresinde kullanılmadığının kabulü halinde işin esası incelenerek esastan hüküm kurulabilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde davanın hem zamanaşımından hem de esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/8702, K. 2007/13683, 19 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama