KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10227 E., 2009/3213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Nilgün Demir gelmiş, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı konut için şerefiye bedeli ve maliyet artışı adı altında 8.518.998.379 TL para istendiğini, bu isteğin yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak feragat nedeniyle davanın reddine, davalı lehine 951.899.837 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, aralarında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle davalıdan daire satın aldığını, sözleşmeye göre ödemelerini zamanında yapmasına rağmen haksız olarak kendisinden para talep edildiğinden bahisle davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiş, bilahare mahkemeye verdiği 26.9.2003 tarihli dilekçe ile de davadan feragat ettiğini beyan etmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyularak feragat nedeniyle davanın reddine, 951.899.837 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Dava açıldıktan sonra yapılan yasal 2008/10227-2009/3213
düzenleme gereği davacı davasından feragat ettiğinden vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması doğru değildir. Bu nedenle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. Maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/10227, K. 2009/3213, 11 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama