Davacılar, davalılardan ... adına trafikte tescilli aracı davalılardan önce harici senetle satın aldıklarını, 26.11.2004 tarihinde noterde resmi satış işlemini yaptıklarını, ancak aracın çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine ellerinden alındığını belirterek araca yaptıkları masraflarda dahil 41.966.00 YTL.nın noterde satış işleminin yapıldığı 26.11.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar yargılamaya katılmamış davaya karşı cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 41.966.00 YTl.nın 26.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesi ve duruşma günü davalılara muhatapların adresi tevziat esnasında kapalı olduğu, için Tebligat kanunu 21. maddesine göre yapılmıştır.
Tebligat Kanunu 21. maddesi ve Tebligat Tüzüğü 28.maddesine göre muhatap adreste bulunduğu halde tebligatın yapılacağı sırada adresde hiç kimse bulunmazsa, tebliğ memuru, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu yönetici kapıcı muhtar ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması,
sonrada tebliğ olunacak evrakı O yerin muhtar veya ihtiyar azasından birine veya zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihtarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Somut uyuşmazlıkta davalılara tebligat, Tebligat Kanunu 28. maddesini göre yapılmışsa da, muhatabın adreste bulunmama sebebini bildiren kapıcının eşi ...'nın beyanı imzası ile tevsik edilmemiştir. Bu şekilde usulüne uygun tebligatın yapıldığının kabulü mümkün değildir. Bu bağlamda davalının Anayasanın 36. maddesinde öngörülen savunma hakkı kısıtlanıp taraf teşkili yapılmadan işin esası incelenip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.