KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10766 E., 2009/3918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı yüklenici şirketten 2.08.1999 tarihinde 8200 YTL bedelle 29 nolu parselde temelden başlayacak inşaat için C blok üçüncü kat 8 nolu meskeni satın aldığını, 4.08.1999 tarihinde adına, tapuda davalı şirket tarafından devredildiğini, davalı yüklenici ile yaptıkları daire satış sözleşmesinde satın aldığı dairenin 30.12.2000 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, davalı yüklenicinin daireyi süresinde teslim etmediği gibi davalı yüklenicinin bölgede görülen 17.08.1999 ve 12.11.1999 tarihli depremler nedeni ile inşaatların durdurulduğunu,
güçlendirme projesi adı altında ek maliyetin oluştuğunu ileri sürerek satın aldığı daire için 1035,00 YTL güçlendirme bedeli istediğini, aralarındaki sözleşmede böyle bir hükmün bulunmadığını, satın aldığı dairenin aralarındaki sözleşme uyarınca 30.12.2000 tarihinde teslim edilmesi gerektiği halde halen tarafına teslim edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik dairenin rayiç değeri olarak 40.000 YTL, daireyi süresinde teslim etmediği için mahrum kaldığı 2001-2002-2003-2004 yıllarına ait kira kaybı bedeli olarak 5000 YTL ki toplam 45000 YTL tazminatın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satışa konu dairenin yapımı aşamasında
2008/10766-2009/3918
17.08.1999 ve 12.11.1999 tarihli depremler nedeniyle inşaatların valilik tarafından durdurulduğunu, inşaatlara güçlendirme projesi yapılması zorunluluğu getirildiğini, bunun da maliyet farkı doğurduğunu,dairenin teslim süresinin kusuru olmadan uzadığını, inşaatın halen devam ettiğini, satış sözleşmesinde de mücbir sebeplerden daire tesliminin uzayabileceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile davalının satışa konu dairenin teslim edimini yerine getirmediği için dairenin tamamlanması için gereken masraf ile zamanında teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı kira mahrumiyet zararını istemektedir.
Davalı tarafından inşaatın devam ettirildiği ve halen yapılmakta olduğu mahkemece yapılan keşiflerden anlaşıldığından davacı bu aşamada binanın tamamlanması için bir bedel isteyemez ise de binanın yapımı ve tesliminin gecikmesi nedeni ile sözleşmeye göre uğradığı zarara karşılık kira tazminatı isteyebilir.Bunun için sözleşmede ayrıca bir hüküm bulunmasına veya miktar belirtilmesine gerek yoktur.
Doğal bir afet olan deprem nedeni ile resmi makamlarca inşaatlar durdurulmuş olup bu bir beklenmeyen hal sayılabilir.
Bu durumda bilirkişiler aracılığıyla inşaatın resmi makamlarca durdurulmasının binanın teslim tarihini ne kadar geciktirebileceği belirlenip belirlenen bu süreye göre olması gereken teslim tarihinden dava tarihine kadar davacının geç teslim etmesi nedeni ile elde etmesi muhtemel olan kira gelirinden mahrum kaldığı miktar belirlenip, davacı talebi de nazara alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/10766, K. 2009/3918, 25 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama