KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10803 E., 2009/1787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı Ürünün bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ... Tic. A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... A.Ş. den satın aldığı televizyonun ayıplı olduğunu, 20 aylık kullanım süresi içerisinde sık sık arızalandığını, davalı servise götürdüğünü ancak arızanın giderilemediğini ileri sürerek davalı servisten ürün bedelinin iadesini istemiş, birleşen davasında ise yine aynı gerekçe ile davalılar ... A.Ş. ve ... Elektronik A.Ş. den ayıplı ürünün iadesi ile fatura bedeli 1.396,01 YTL nın yasal faizi ile davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılardan ... A.Ş. davanın reddini dilemiş, diğer davalılar yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre ürünün ayıplı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne,ürün bedeli 1.396,01 YTL nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine ve ürünün iadesine karar verilmiş; hüküm davalılardan ... (...) ve ... A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava ayıplı ürünün bedelinin iadesine ilişkindir. Davacı, asıl davayı yetkili servise yöneltmiş, birleşen dava da ise, satıcı ve üreticiden bedel iadesini istemiştir. Mahkemece birleştirilen her dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken tek hüküm kurulduğu gibi, infazda tereddüt yaratacak şekilde “ürün bedelinin davalı şirketten tahsili” denilmiştir. HUMK.
388/son maddesi “hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünü getirmiştir.
Birleştirilen her davanın ayrı ayrı hukuki varlığını devam ettirdiği gözetilerek, mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinde satılan ürünün ayıplı olması halinde kimlerin sorumlu olacağı sayılmıştır. Bunlar arasında servis sayılmadığından davalı ... (...) ayıplı ürün satışından dolayı sorumlu tutulamaz. Bu durumda mahkemece bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmelidir. Bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/10803, K. 2009/1787, 17 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama