KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10902 E., 2008/12587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.185 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vekalet ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı kooperatif başkanı ... ve vekili avukat ... ile davacı ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu davalı ile aralarında 16.5.2005 tarihinde yaptıkları sözleşme gereğince davalıya vekaleten dava dışı ... Belediyesi ve ...
Büyükşehir Belediyesi'ne karşı kamulaştırmasız el atma vs nedenlerle kısmi tazminat davaları açtığını davaları layıkı ile takip edip, bilirkişilerden raporlar aldığını aralarındaki sözleşmede alınarak raporlardan sonra belirlenecek miktarların da ek dava yada ıslah yolu ile tarafınca yürütülmesinin kararlaştırıldığını, tüm bu açılmış ve açılacak davalar yönünden dava değerinin 9/165 oranında vekalet ücreti ödenmesinin öngörüldüğünü, açılan 4 adet kısmi dava dosyası yönünden de bilirkişi raporları ile talep edilebilir olacak miktarlarının belirlendiğini, bu dosyalardan biri yönünden harcı ikmal edilmek suretiyle ıslah hakkının kullanıldığını,
diğer dava dosyaları yönüden de talep edilebilecek ücretlerin bilirkişi raporları ile belirlenebilir hale geldiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderip ıslah yada ek dava için harçları ikmal etmesini istediğini, bunun üzerine davalının kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutmak suretiyle şimdilik ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/23 esas sayılı dosyası yönünden 5.000 YTL, karşı tarafa yükletillecek vekalet ücreti yönünden de 1.000 YTL; aynı mahkemenin 2005/27 esas sayılı dava dosyası yönünden 750 YTL, karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti yönünden de 250 YTL, yine aynı mahkemenin 2005/150 esas sayılı dava dosyası yönünden 2.350.00 YTL, karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti yönünden 400 YTL, ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/999 esas sayılı dava dosyası yönünden 3.480.00 YTL, karşı tarafa yületilecek vekalet ücreti yönünden de 520 YTL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisine vekaleten iç hukuk yollarını tüketmeden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurduğunu, TBMM'ne karşı yasal boşluğun doldurulmaması nedeniyle adli yargıda tazminat davası açtığını, hukuki bilgisi bulunmadığını, açılan kısmi davalar yönünden harç ikmal edilmesi konusunda sponsor bulmaya kalktığını, harcın ikmal edilmemesi halinde vekalet ücreti yönünden dava açacağına ilişkin olarak ihtarname gönderip, güvenini sarstığını, harcı ikmal edecek güçlerinin bulunmadığını, davacıya düzenli olarak aylık ücretlerinin ödendiğini, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki 16.5.2005 tarihli sözleşmenin davacı avukatın davalıya vekaleten Türkiye Büyük Millet Meclisi aleyhine açtığı davanın ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine açtığı davanın kesinleşmesinden sonra imzalandığı, davacının açılan tüm davalarda davalıyı layıkıyla temsil ettiğini, azlin haksız olduğu gerekçe gösterilmek ve 14.3.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu kısmen esas alınmak suretiyle davacının ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/23 esas sayılı dosyası yönünden 4.415.842.00 YTL, aynı mahkemenin 2005/27 esas saylı dosyası yönünden 1.200.00 YTL, 2005/150 esas sayılı dosyası yönünden 3.520.00 YTL ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/999(bozulmakla ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/182 esas) esas sayılı dosyası yönünden de 3.074.931.00 YTL vekalet ücretine hak kazandığı belertilerek ve taleple bağlı kalınarak vekalet ücretlerine yönelik talebin kabulüne, karşı tarafa yükletilen vekalet ücretine ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden ve dosya kapsamından davalı kooperatifin davacı avukata verdiği 1.12.2001 tarihli vekaletname gereğince davacının davalıya vekaleten 24.5.2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurarak, mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle dava dışı idarenin tazminata mahkum edilesini istemiş; adı geçen mahkemece de iç hukuk yolları tüketilmeksizin böyle bir dava açılamayağı gerekçesiyle 27.4.2004 gününde kabul edilemezlik kararı verildiğini, yine davacı avukatın davalı vekili olarak 3.2.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinden dolayı ...
Hazinesine karşı Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen 2960 sayılı Yasanın 3194 sayılı yasa ile değişik 3/g maddesinin iptal edilmesi ve iptal edilen yasa yerine yeni bir yasa çıkarılmadığından bahisle ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/27 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtığı, mahkemece, Yasama Meclisini hazinenin temsil edemeyeceği gibi, Yasama Meclisine karşı böyle bir dava açılamayacağı gerekçe gösterilmek suretiyle açılan davanın 2.3.2005 gününde reddine karar verildiği daha sonra dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, anılan mahkeme kararından sonra tarafların 16.5.2005 gününde bir araya gelerek ... bu davaya konu edilen "... ve Ücret Sözleşmesi" imzaldıkları,
sözleşmenin "KONU" başlıklı bölümünde sözleşmeye ve takip edilen davalara konu edilen taşınmazlar listelendikten sonra "AMAÇ" başlıklı bölümünden de 7 bent halinde bu taşınmazların davacı avukat tarafından kamulaştılmalarının sağlanması veya kamulaştırılmasız el atma hükümleri çerçevesinde bedellerinin tanzim edilmesi veya imara açılmalarının sağlanması yada orman olarak kamulaştırılmalarının sağlanması veya turizm alanı ilan edilmesi veya kamuya ait başka taşınmazlarla takas edilmesinin sağlanması bu amaçların kısmen veya birlikte gerçekleştirilmesi taahhüdünde bulunulduğu,
aynı sözleşmenin devam eden maddelerinde de davacı avukat tarafından davalıya vekaleten kısmi dava şeklinde açılmış davaların yürütülmesine devam edileceği gibi ıslah yada ek dava yolu ile açılacak davaların da adı geçen avukatın takip edeceği, yaptığı ... karşılığında da hükmedilecek miktarın %65 oranında vekalet ücreti ödeneceği öngörülmüş; açılan kısmi davalar yönünden ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/23 esas ve ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/999 esas sayılı dava dosyalarını bilirkişilerin raporlarını ibraz etmelerinden sonra davacı avukat, davalı kooperatife gönderdiği 26.8.2006 tarihli ihtarnamesiyle davaların ıslah yada ek dava yolu ile açılması için gerekli harç ve masrafların verilen süre içerisinde ödenmesi, aksi taktirde açılmış ve açılacak tüm davalar yönünden vekelet ücreti alacaklarının dava yolu ile tahsili cihetine gidileceğini bildirmiş, bunun üzerine davalının da 15.9.2006 gününde gönderdiği ihtarnamesiyle davacıyı vekillikten azlettiği ve taraflar arasındaki uyuşmazlığında azlin haklı olup olmadığı notasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı avukatın davalı müvekkilini yanlış şekilde yönlendirmek ve yanıltmak suretiyle gerek Avurupa İnsan Hakları Makemisince iç hukuk yolarını tüketmeden ve gerekse Yasama Meclisine karşı yasa çıkartmadığından bahisle müvekkili aleyhine sonuçlanan gereksiz davalar açtığı anlaşıldığı gibi az yukarıda açıklanan ve 16.5.2005 tarihli sözleşme ile de kuru taahhütlerden öteye geçmeyecek ve avukatlık görevi ile bağdaşmayacak aynı anda birçok taahhüdü içerisinde barındıran vaadlerde bulunmak suretiyle müvekilini oyalama ve yanıltmaya yönelik tavrını sürdürmüş, bununla da kalmayıp,
bizzat kenidisinin de katıldığı davalı kooparatifin 8.1.2006 tarihli Genel Kurul Toplantısında yaşanan mevcut maddi sıkıntılar nedeniyle açılan eldeki kısmi davaların ıslah yada ek dava yoluyla harçlandırılamayacağı hüküm altına alınmış olmasına rağmen henüz ıslah yada ek dava açılması aşamasına dahi gelmemiş az yukarıda zikredilen dava dosyaları yönünden de davalıya 26.8.2006 tarihli ihtarnamesini göndererek verilen süre içerisinde harç ve masrafların ikmal edilmemesi ve ek dava ve ıslah imkanı sağlanmaması durumunda açılmış ve açılacak davalar yönünden vekalet ücreti alacaklının dava yolu ile tahsil edileceğini bildirmiştir.
Oysaki BK. 390 ve devamı maddeleri hükümlerine göre vekalet ilişkisi karşılıklı güvene dayalı bir ilişki olup, vekilin üstlendiği görevini ve yapacağı işi doğruluk ve özenle yerine getirimesi zorunludur.
Davacı avukat, bu kuralı da ihlal etmek suretiyle davalı müvekkiline az yukarıda zikredilen ihtarnamesini göndererek henüz hak etmediği vekalet ücretleri yönünden verilen süre içerisinde harç ve masrafların ikmal edilmemesi halinde dava açacağını bildirmekle müveklinin kendisine olan güvenini de sarsmıştır. Açıklanan tüm bu durumlar birlikte değerlendirildiğinde davalının davacıyı haklı nedenlerle vekillik görevinden azletmiş bulunduğunun kabulü zorunludur.
Avukatlık Kanunu'nun 174. maddesinin 2.bendi hükmünce de avukatın kusur ve ihmali nedeniyle (haklı nedenlerle azledilmiş olması halinde hiç bir ücret isteyemeceği öngörüldüğünden ve azil tarihi itibariyle takip ettiği dava dosyalarından hiçbirisinin karara bağlanıp kesinleşmiş olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerikirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/10902, K. 2008/12587, 28 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama