KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11047 E., 2009/5473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ... Marbel'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...’ın diğer davalı Egekent Yapı Kooperatifleri Birliğinin başkanı, diğer davalıların da yönetim kurulu üyeleri olduklarını, ...’in yaptırılan 1000 adet kooperatif villası için 500,000 Euro tutarında hazır mutfak siparişi verileceğini, bu nedenle kendilerinin bayii bulunduğu üretici firmanın bulunduğu Almanya’ya ... gezisi düzenlemesini, üretilen malların yerinde görülmesi gerektiğini bildirdiğini bu amaçla 30.9.2004- 3.10.2004 tarihleri arasında Almanya’da gezi tertip ettiğini ve üretici firma tarafından ...’e plaket verildiğini, davalıların üretilen hazır mutfakları beğendiklerini,
...’in 2.2.2005 tarihinde yazı gönderip fiyat teklifi aldığını, daha sonra daha düşük fiyat üzerinden teklif verdiklerini, ürünlerini gösterilen showroomda sergilendiklerini bundan sonra gönderilen 3.6.2005 tarihli ikinci bir yazı ile aynı ürünün başka bir 2008/11047-2009/5473
firma tarafından daha düşük bedelle satıldığını gerekçe gösterip siparişin ertelendiğini, bunun üzerine üretici firma tarafından bayilik sözleşmesinin iptal edildiğini zarara uğratıldığını ileri sürerek, davalıların sözleşme öncesi sorumluklarının bulunduğu ve zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçe gösterilerek Almanya’da ... gezisi olarak yaptığı 8.324 YTL’nın davalı kooperatif üyeleri için hazırlanan katalog nedeniyle yapılan 8.500 YTL masrafın, sipariş amaçlı olarak davalı tarafa gönderilen Hobemat Küchen marka ürünler için 82.790 ,
Ariston marka ürünler için de 28.600 YTL’nın davalı tarafın hileli davranışları sonucu üretici Alman firması ile aralarındaki sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle uğradığı 381.791 YTL zararın siparişin gerçekleşmemesi nedeniyle uğradığı 283.854 YTL kar mahrumiyetinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ... gezisine cephe yalıtımı konusunda çıktıklarını, davacıya Almanya’da tanıştıklarını, davacıya sipariş verilmediğini ve taahütte bulunulmadığını, davacı ürünlerinin showroomlarında sergilendiğini, davacının verdiği zarara karşılık showroomdaki ürünleri hibe ettiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılardan ...’ın davacıya gönderdiği yazılardan hiç birisinin sipariş teklifi niteliğinde olmadığı, davacının davalı kooperatifin showroomunda bulunan ürünleri de verdiği zarara karşılık bağışladığı, davalıların hileli davranışlar içerisine girip, davacıyı zarara uğrattıkları ve yanlış bilgilendirdikleri yönündeki iddiaların ispat edilemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmişti.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının diğer sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bu davasında uğradığı zararın ve yaptığı masrafın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece ise aynı vekil ile temsil edilen tüm davalılar yönünden aynı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesinin 3/2 maddesinde “müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” Yazılıdır. Mahkemenin tarifenin bu hükmünü göz ardı ederek her bir davalı için 2008/11047-2009/5473
ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’ 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/11047, K. 2009/5473, 21 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama