KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11094 E., 2009/1997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 6.6.2006 tarihinde davalı şirketten kıraathanesinde ... yayınlarını izletebilmek için 127 ekran televizyon satın aldığını ve kıraathaneye kurulduğunu, ancak ayıplı olduğunu ileri sürerek değiştirilmesini, olmadığı takdirde bedelinin iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, yersiz olan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde,yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “bu kanun 1.maddesinde belirtilen amaçlara mal ve hizmet piyasında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
3. maddesinde mal alışverişine konu olan taşınır eşyayı konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı, konu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunun gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiye ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayıl yasa kapsamında kaldığının kabulü için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda ihtilaf işyerinde kullanılan televizyonun ayıplı olmasından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4077 sayılı yasa kapsamında değildir. Bu durumda davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kanun düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılanın her aşamamsında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece ara kararıyla genel mahkeme sıfatıyla ve genel hükümlere göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tüketici mahkemesi sıfatıyla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/11094, K. 2009/1997, 18 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama