KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11193 E., 2009/1007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, abonesi olduğu davalının kaçak elektirik kullandığından bahisle hakkın da tahakkuk ettirilen 1.400,00 YTL fatura nedeni ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; a) Kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen 15.03.2006 tarih ve 3003717 nolu 177,03 YTL bedelli faturanın tamamı itibariyle borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu faturanın iptaline,) Yine Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı’na istinaden çıkarıldığı anlaşılan 26.04.2006 son ödeme tarihli 1.222,96 YTL lik fatura bedelinden 10.13 YTL normal tüketim bedeli mahsup edildikten sonra bakiye 1.212,83 YTL lik kısım itibariyle borçlu olmadığının tespitine ve bu kısım ile ilgili olarak düzenlenen faturanın iptaline, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; hüküm ,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı kurum tarafından kaçak elektrik kullandığından bahisle hakkında tahakkuk ettirilen fatura bedellerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmış, davalı kaçak tutanağına hasren, yönetmelik gereği faturaların çıkartıldığını savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kaçak öncesi ve sonrası kullanılan elektrik miktarı arasında fahiş bir fark olmadığından bahisle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafından aksi ispatlanamayan kaçak tutanağına göre, davacı abonenin baradan hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığı sabittir.
Öyle olunca kaçak kullandığı sabit kabul edilerek, Elektrik Tarifeler Yönetmeliği esas alınmak suretiyle davacının alacağının tespit edilmesi gerekir. O halde mahkemece, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/11193, K. 2009/1007, 3 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama