KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/11314 E., 2008/14426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının taşınmazına müdahale ettiğinden bahisle kendisine karşı müdahalenin meni davası açtığını, bu davanın devamı sırasında davalı adına tapunun 4 parselinde kayıtlı taşınmazın kendisine devri konusunda 18.10.2006 tarihinde bir sözleşme imzaladıklarını, davalının bu sözleşmeye dayanarak kendisine karşı icra takibi başlattığını, resmi satış işleminin gerçekleştirilmediğini, sözleşmeden caydığını ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece,imzalanan sözleşmenin davacıyı bağlayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir..
Toplanan delillerden, taraflar arasında düzenlenen 18.10.2006 tarihinde harici sözleşme ve dosya kapsamından davalının davacıya karşı taşınmazına müdahalede bulunduğundan bahisle müdahalenin meni davası açtığı, bunun üzerine tarafların bir araya gelip, müdahelenin meni davasına konu edilen ve tapuda davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazın 10.000 YTL bedelle davacıya satışının kararlaştırıldığı,
bunun üzerine davalının açtığı müdahalenin memi davasından vazgeçtiği, tapuda devir işleminin gerçekleştirilmemiş olmasına rağmen davalının bu sözleşmeye dayanarak davacıya karşı Hozat İcra Müdürlüğü’nün 2006 esas sayılı dosyası ile sözleşmede kararlaştırılan paranın tahsili amacıyla takip başlattığı, bunun üzerine de davacı tarafından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı bu sözleşme gereğince tapuda adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapusunu davacıya devrederek geçersiz sözleşmeye geçerlilik kazandırmadan davacıya karşı takip başlatmıştır. Oysaki tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri).
O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Ancak, her iki tarafında karşılıklı olarak birbirlerine verdikleri herhangi bir değer bulunmadığından mahkemece, davanının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/11314, K. 2008/14426, 2 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama